Bazen gülebilmeliyiz acılara, hatta ölüme bile gülebilmeliyiz. Çünkü hayatı biz kahrediyoruz kendi boğucu düşüncelerimizle... Halbuki; hayat ne kadar güzel her şeye rağmen. Çevirin başınızı bir bakın dünyaya, daldaki kuşa böceğe çiçeğe… Ne kadar güzeller değil mi? Nasılda cıvıldaşıyorlar sevgiyle; hele o çiçeklerin açışına bir dikkat edin ne olur! Nasılda katmer katmer açıyorlar renk renk demet demet ve buram buram kokuyorlar. Hissedin kokularını bir çekin içinize doyasıya. Nasıl mutlu olmaz ki insan böyle etrafımızda güzellikler varken. Bırakın hayatın sıkıntılarını koyuverin gitsin. Biz sıkılmak için değil, ağlamak için değil kendimizi yıpratmak içinde gelmedik ki dünyaya. Ne olur çevirin gözünüzü bir bakın etrafınıza mutlaka göreceksiniz bir güzellik, bir tazelik, bir neşe kaynağı ve lütfen hemen şimdi haykırın içinizdeki sevgiyi. Siz sakladıkça sevginizi kimse göremez içinizdeki mücevherleri. Gerekiyorsa avazınız çıktığınca bağırın, yeter ki duysun insanlar sevginizi. Siz paylaşırsanız muhabbetiniz artar, dostluklarınız daha da büyür hızla. Gizlerseniz o sevginizin katili olursunuz hayâsızca. ”Sevgimi söylemezsem bu sevgi beni boğar” diyen Yunus gibi sevgimiz bizi boğmadan haykıralım içimizdekileri. İnsanlar sevgilerini söylemedikleri için ölüyorlar, öldürüyorlar. Hala görmüyor muyuz bu dehşet dolu tablonun yarattıklarını? İnsanlar tek tek ölüyor sevgisizlikten. Bombasız ölüm bu oluyor ve alıyor her masum canı zamansızca. Bizim göremediğimiz bir şiddetle patlıyor içimizde, yüreklerimizde. O sevgileri gizli bombalara çevirmeyin. Lütfen cimri olmayalım sevgimizi sunarken. Kalpler Rahmanın evidir ne olur kırmayalım. Hiçbir kalp üzülmeyi ve sevgiden mahrum kalmayı hak etmiyor. Temiz, yumuşak bir sesle seslenelim birbirimize. Kalbinin tüm kapılarını böyle bir sese açmak için can atıyor insanlar. Sevgisiz kalan bir kalp emin olunki bütün karanlıklardan daha beter. Unutmayalım ki; bu kâinatı sarıp sarmalayan biri var onun sevgisi var. Sevgiyle yaratılan bizler neden sevgimizi esirgiyoruz birbirimizden? Sevilmek için değil sevmek için gayret gösterelim. Her birimizi zaten seven yüceler yücesi var o hep bizim yanımızda. Onun sevgisi olmasa doğar mı sanıyorsunuz şu gökteki güneş, parıldar mı o güzelim yıldızlar(?) Kâinatın hamurunda demek ki sevgi var bizde seveceğiz. Üzmeyelim birbirimizi, gelin el ele sevgiyle dostlukla birleşsin kalplerimiz.
Yüzünüzden gülücükler, yüreklerinizden sevgi eksilmesin... Sevgi ve muhabbetle kalınız. Hamiyet Akan
seri cinayetlerin tek maktuluyum../..sevilmek iyi../ gelmiyor bedenime../..sevgilim../.son katilim / öldüğümü kimseye söyleme..
ne doğduğum ne de doyduğum şehir kucaklar beni mevsimler yüzümde karıştırılmış okey taşları gibi acılarım çifte dönüyorum ağlıyorum
- şairler şiir yazmak için mi ayrılır anne..? - bilmiyorum kızım.
öznesi kaybolmuş bir cümleyim, hiçbir aşk şiiri kabul etmiyor beni artık bir kalemin ucundan sevgi dilenemem değmemişse mürekkebi yüreğe, sözlenemem
yorgunluklarım geri döndü yıllık izinlerinden ege'nin sularında ateş yaktık, kafa çekiyoruz kimler yok ki; bir vapur telaşında kaybedilen heyecanlar, üzerime yapışan kırgınlıklar, verilen ama unutulan sözler, cevapsız sorular hayır! Söylemeyin bu şarkıyı özlendiğim günleri hatırlıyorum, ağlıyorum
- ressamlar resim yapabilmek için mi ayrılır anne..? - bilmiyorum kızım.
sevdamın sesi kısılmış yaşlanmış dudaklarındaki kelimeler unutulmuşum. İçinde "biz" olan çerçeveler gidişlerime pusu kuran eşkıyalar duysun beni hiçbir şeyi ertelemedim ve ertelemeyeceğim gidiyorum ve ağlıyorum
ne ok oldum ne de yay vuramam sevdiğim sesleri söyleyin! Bedeninde acı biriktirmesin yarim bir kez de o üzsün beni, değmez mi..? düşüncelerim gururlu hayallerim ve sevdam değil kanadı kırık kuşların gagalarında öpüşlerim sen..en sevdiğim dağ kırlangıcı al götür unutana baharımı, üşütmesin..
- müzisyenler söz yazmak için mi ayrılır anne..? - bilmiyorum kızım.
Tanrım! kim verecek çalınan düşlerin cezasını..? sakızlı şekerler eriyor dudaklarımda şiirlerimde kan pıhtısı hangi masallarda yaşatır beni, avuçları gül kokan çocukların duaları..?
seri cinayetlerin tek maktuluyum sevilmek iyi gelmiyor bedenime sevgilim../.son katilim öldüğümü kimseye söyleme güçsüzüm üşüyorum ağlıyorum
- katiller yaşamak için mi öldürür anne..? - bilmiyorum kızım.
- insanlar yaşamış olmak için mi sevişir anne..? - hııı?
uzaktasın..kiminlesin şu an..? hangi duygunun gülümseyişleri hayat veriyor sana..? oralar soğuktur şimdi, üşüyor musun..? hala canını sıkıyor mu, bir türlü seni barıştıramadığım bu hayat kavgası..? beni sorma! sen bu şiiri okuyup bir kenara koyduğunda, ben hayasız limanların denizlerine yürüyor olacağım
özlemin, sol göğsümün altında kutsal bir kitap
- sen beni gönderilmek için mi doğurdun anne..? - bilmiyorum kızım - ama anne sen de hiçbir şeyi.... - hiçbir şeyi değil, aşk'ı bilmiyorum kızım...
koparılmış pelin otları gibi sevdam rüzgara direnip toplamaya çalışıyorum ağlıyorum..
Bilmelisin ki ... Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki ... Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır Bilmelisin ki ... Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor Bilmelisin ki ... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da ! Bilmelisin ki Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var. Bilmelisin ki ... Aile hep insanin yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil. Bilmelisin ki ... Ne kadar yakın olursa olsunlar
En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir. Bilmelisin ki ... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanin kendisini affedebilmesi gerekiyor. Bilmelisin ki ... Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor. Bilmelisin ki ... şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz Bilmelisin ki ... ıki kişi münakaşa ediyorsa,
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez. Bilmelisin ki ... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır. Bilmelisin ki ... Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
En güzeli sizler için, Herşeyin... Sizler için yaratılmış... ...Ve Allah en çok sizi seviyor... Emirinize vermiş herşeyi... Sizler için gökler, yerler Doğan güneş sizler için… Tomurcuklar, çiçekler…
En kıymetli sizsiniz. Bu sonsuz, uçsuz bucaksız evren Sizin için... Gökler, yıldızlar, ay, bulutlar ...Sonsuzluk...
...Ah bir bilseniz Bir bilseniz... Rabbinizi bir görseniz... Sevmek, aşık olmak, Hayran olmak neymiş...
Aşk mıydı? Hayır kesinlikle değil. Peki ya tutku olabilir mi? Bu soruları kendime sorduğumda tanıdım kendimi. Yazmaya ilk başladığım an anlamalıydım aslında bunun bir tutku olduğunu. Yazmanın tutkusu tanıştırdı beni benimle. Önce harfler tanıştı sonra kelimeler,cümleler kıskandı uzadıkça uzadı,şiirleri getirdi yanında arkadaş. Şimdi görüyorum harflerin,kelimelerin,cümlelerin kahramanları benlerim. . .