...:::GooD By My LoVeR GooD By My FRiEnD YoU HaVe BeeN ThE oNe FoR Me:::...

asil sevdam

Cumartesi, Nisan 5, 2008 - Gebelik süresince 'bebeğiniz ve siz'

Kategori: saglik

Gebelik süresince 'bebeğiniz ve siz'
Opr. Dr. Seval Taşdemir
1. Hafta

Bebeğiniz...
Gebelik aşağı yukarı 40 hafta sürer. Gebelik takip edilirken gebelik haftasının hesaplanması son adet tarihinin ilk gününe göre yapılır. Gebeliğin yaşını belirleyen, döllenmiş olan yumurta hücresinin gelişimidir. Döllenecek olan yumurta, son adet tarihinin ilk gününde gelişmeye başlar ve çatlama sonrasında yumurta kanallarına atılır ve burada sperm ile döllenir.

Son adet tarihinin ilk gününden itibaren yeni bir yumurta hücresi gelişmeye başlar ve bu yumurtlama zamanında yumurta kesesi çatlayarak yumurta kanallarına atılır. Bu yumurta hücresinin hafta olarak yaşı gebelik haftası olarak kabul edilir.

***

Siz...
İdeal bir gebelik geçirebilmek ve ideal bir ebevyn olabilmek için gebelik zamanlaması ayarlanabilmelidir. Gebeliğin planlandığı zamana göre önceden tedbirler alınmalıdır. Özellikle alkol ve sigara gibi maddelerin kullanımı kesilmeli ve çalışma ortamında maruz kalınan olası zararlı ortamlardan da kendini korumalıdır. Ayrıca aileden gelen hemofili, kistik fibroz, kan uyuşmazlığı gibi durumların gebelik öncesinde bir uzman yardımıyla tespit edilmesi ve bebeği etkileyebilecek olası koşulların ortadan kaldırılmaya çalışılması gerekmektedir.


2. Hafta

Bebeğiniz...
Bu arada döllenmiş yumurtanın yerleşeceği ve gelişerek büyüyeceği tabaka olan rahim içindeki endometrium bölgesi gebeliğe uygun bir şekilde kalınlaşmaya devam etmektedir.

Eğer gebelik gerçekleşmez ve döllenen yumurta rahim içi tabaka tarafından tutulmaz ise adet kanaması ile birlikte atılır.

Sperm yumurtanın içine girdikten sonra, spermin 23’er kromozomluk genetik materyalleri birleşir ve 46 kromozomluk bir hücre oluşur. Eğer yumurtaya girmeyi başaran sperm X kromozomu taşıyorsa oluşacak bebeğin cinsiyeti kız, Y taşıyorsa erkek olur.

Gebe kalmanın en ideal yolu, eşlerin düzenli olarak haftada en az iki kez ilişkiye girmeleridir.

***

Siz...
Kadınlar yumurtlama günlerini sağ ya da sol kasıklarındaki kısa süreli ağrıdan, vücut ısısının yaklaşık 1 derecelik artışından ya da bir doktor yardımı ile tespit etmeleri mümkündür. Gebeliğin gerçekleşmesi için yumurtlamadan sonraki yumurta hücresinin spermle döllenmesi gerekir. Yumurtanın etrafını çok sayıda sperm hücresi sarar; fakat bunlardan yalnızca bir tanesi içine girmeyi başarabilir.


3. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin rahime tutunmasından sonra gebelik hormonu (beta HCG) salgılanmaya başlanır. Eğer kanda gebelik hormonunun ölçümü yapılacak olursa, gebeliğin varlığı tespit edilebilir.

***

Siz...
Yumurta ve spermin birleşmesi sonucu oluşan hücre bölünerek çoğalmaya başlar ve blastosist aşamasında rahim içi tabakaya (endometrium) yerleşerek burada çoğalmasına devam eder. Bebek adayının rahim içi tabakaya tutunmasına implantasyon (yerleşme) denir. Bu aşamada bazı anne adaylarında lekelenme, tarzında bir kanama görülebilir. Buna implantasyon kanaması denir.


4. Hafta

Bebeğiniz...
Henüz siz gebe kaldığınızı fark etmemenize rağmen rahminizdeki bebeğin temel dokuları olan endoderm (bu dokudan akciğerler ve karaciğer, sindirim sistemi ve pankreas) mezoderm (iskelet, kas sistemi, böbrekler, kan damarları ve kalp), ektoderm (cilt, saç, göz bebekleri ve sinir sistemi) gelişmeye başlamıştır.

***

Siz...
Adet gecikmesinin olduğu hafta içinde adet görecekmiş gibi belirtilerin hissedilmesi (yorgunluk, göğüslerde dolgunluk, ağrı ve ruh hali değişiklikleri gibi) normaldir. Gebelik belirtileri henüz ortaya çıkmamıştır.


5. Hafta

Bebeğiniz...
Bu gebelik haftasında ultrason yapıldığında gebelik kesesi görülebilir. Fakat kese içindeki embryo henüz görüntülenecek kadar büyümemiştir.

Bebeğin bu haftalarda arka kısmı ön kısmına göre daha hızlı gelişim gösterir ve ters bir C şeklini almış durumdadır.

Nöral tüp adı verilen bebeğin baş kısmından en ucuna kadar kıvrımlı bir yapı oluşmaktadır. Bu yapıdan beyin ve omurilik dokusu gelişecektir. Bu arada oluşan balon şeklindeki yapı ise yolk kesesidir. Bu kese erken dönemde bebeğin gelişiminden sorumludur ve plasentanın (bebeğin eşi) gelişmesiyle ortadan kalkar. Daha önceki haftalarda oluşmuş olan kalp damarlara kanı pompalayarak dokuların kanlanmasını sağlamaya başlamıştır.

***

Siz...
Salgılanan hormonlar nedeniyle gebeliğinizin bu döneminden itibaren göğüslerde dolgunluk, hassasiyet gibi belirtiler hissedilmeye başlar. Bunun nedeni süt bezlerinin yavaş yavaş uyarılmaya başlamasıdır. Sık acıkma ve sabah bulantıları artan hormonlar seviyesine bağlı olarak ortaya çıkar. Rahmin büyümeye başlaması ve idrar kesesine baskı yapması nedeniyle sık idrara çıkma ihtiyacı doğabilir.


6. Hafta

Bebeğiniz...
Bebek bu haftada 8-10 mm boyundadır. Her geçen gün bebeğin dokuları hızla gelişir: Göbek kordonu, gözler, göz kapakları, kulaklar, ağız, burun delikleri, parmaklar belirginleşir. Bebeğin kol ve bacak oluşumları belirgin hale gelir.

Gebelik süresince bebek amnios kesesi adı verilen bir sıvı içinde gelişmektedir. Bu içi sıvı dolu kese bebeği darbelere, ısı değişiklikleri gibi zararlı olabilecek etkenlerden korur.

***

Siz...
Gebelik süresince hormonların seviyesinin artmasıyla özellikle sabahları olmak üzere gün içerisinde bulantı şikayetleriniz fazlalaşabilir. Bazı gıdalar aklına geldiğinde bulantı hissedebilir, bazı gıdaları da canınız çok çekebilir. Anne adaylarının bazıları parfüm kokularından, bazı yemeklerin kokularından ve hatta ender durumlarda kendi eşlerinin kokularından bile rahatsız olacak duruma gelebilirler. Tüm bu yaşanan durumları normal ve geçici bir süreçtir.

Bulantı dışında sık idrara çıkma, yorgunluk, uykuya eğilim, başağrıları gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Baş dönmesi de bu dönemin tipik belirtilerindendir.

Gebelik döneminin en başından itibaren meme uçlarında koyulaşma, memelerde büyüme ve ağrı olabilmektedir.

Gebeliğin ilk üç ayını içeren dönemde (birinci trimester) bebeğin organ gelişimi devam ettiği için sadece doktorunuzun önerdiği ilaçları kullanmalısınız.

Gebeliğiniz süresince saçınızı boyamaktan ve manikür yaptırmaktan kaçınmanızda fayda vardır. Alkol, sigara, kahve, bilgisayarın yaydığı ultraviyole ışınlarından ve röntgen filmi çektirmekten uzak durmalısınız.


UYARI!

Bu haftalarda vajinal kanama ve takiben kasıklardaki kramplar düşük habercisi olabilir. Uzun süren kanama ve kramplar çoğunlukla düşükle sonlanır. Bu bulguları saptadığınızda derhal doktorunuza başvurmanız gerekir. İstirahat ve doktorunuzun önereceği ilaçlar düşüğü önleyebilir.


7. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizin sindirim sistemi ve akciğerleri gelişimine devam etmektedir. Yüzü ve göz bebeğinin renklenmesi ve ağız açıklığı oluşmaya başlamaktadır. Kol ve bacak taslakları bu haftada hızlı bir gelişim göstermektedir. Dizler, dirsekler, el ve ayak parmakları da gelişimine devam etmektedir. Kulaklar ve burun kökü gelişimini sürdürüyor.

***

Siz...
Gebeliğin ilk dönemlerinde bulantı ve kusma nedeniyle kilo kaybediyor olabilirsiniz.

Gebelikle başlamış olan bulantılar 16. haftaya kadar sürebilir. Yükselen Beta HCG hormonuna bağlı oluşan bulantı çoğul gebelikler ile daha fazla olur. Sık sık ve az yemek ile önlenebilen bulantılar, sağlıklı bir gebeliğin göstergesidir.

Yataktan kalkmadan önce kraker tarzı gıdalardan atıştırmak bulantınızı hafifletecektir.

Midenizi aşırı sıvı ile doldurmayın ve sıvıları yemekler arasında alın. Tüm önlemlerinize rağmen şikayetleriniz azalmıyorsa doktorunuza başvurun.


8. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu bu haftada yaklaşık 14-20 mm ve ağırlığı da yaklaşık 3 gr’dır. Bebeğin ilk hareketleri de oluşmaya başladı. Ancak bu hareketleri siz 16. ve 20. haftalar arasında hissedebilirsiniz.

Bebeğin dili, dudakları ve diş taslakları bu haftalarda gelişmeye başlıyor. Akciğerlerin gelişimi bu hafta hızlanmaktadır. Bebeğin gözleri bu hafta da hâlâ başın her iki yanında bulunmaktadır. Barsaklar, pankreas ve bronşlar da yavaş yavaş belirgin hale gelmeye başlamıştır.

Kıkırdak halindeki kemikler gelecek haftalarda sertleşmeye başlayacaktır. El ve ayak parmakları tamamen oluşmuş; fakat henüz birbirlerinden ayrılmamışlardır.

***

Siz...
Bu haftada rahminiz bir portakal büyüklüğündedir ve mesanenin üzerine basınç yapmaktadır. Bu nedenle sık idrara çıkma şikayeti devam etmektedir.

Hormonlardaki değişimden dolayı cilt problemleri yaşamak mümkündür. Ergenlik dönemindeki sivilcelerin tekrarladığı düşünülebilir. Ciltteki bu değişiklikler birinci trimesterden sonra kaybolacaktır. Nadir olarak tüm gebelik boyunca da devam edebilir.


9. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 22-30 mm ve ağırlığı yaklaşık 4 gram civarındadır. Dudaklar gelişimine devam ediyor, ağzın açılıp kapanma hareketleri başlıyor. Gözlerdeki gelişim sürmekle birlikte gözlerin üzerinde koruyucu bir tabaka oluşmaktadır.

***

Siz...
Göğüslerdeki hassasiyet artabilir. Hormonlardaki değişiklikler ve rahmin genişlemesinden dolayı mide yanması ve hazımsızlık şikayetleri görülebilir. Midenin aşırı şekilde dolmaması ve asitli yiyeceklerden uzak durulması faydalı olabilir.


10. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 31-42 mm ve ağırlığı yaklaşık 5 gramdır. Bu haftadan itibaren bebek daha çok küçük bir insan formunu almaya başlamıştır. Bebeğin beyin gelişimi de devam etmektedir. Bebeğin kalbi de oluşumunu tamamlamıştır. Dış cinsel organlar henüz görülmemekle birlikte erkek bebeklerde testisler testesteron üretmeye başlamıştır. Böbrekler idrar üretmeye başlar ve üretilen bu idrar, amnios kesesi içine boşalarak sıvının kalıcılığını sağlar.

***

Siz...
Bu haftalarda varis, ayaklarda aşırı şişme gibi durumlar ortaya çıkabilir. İki saatte bir ayağa kalkmalı ve en az 10 dakika dolaşmalısınız. Hormonların etkisiyle bazı gebelerde sinirlilik, huzursuzluk, keyifsizlik gibi sıkıntılar gelişebilir. Gebelikte kan miktarı % 40-50 oranında artış gösterir. Kilo artışı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Gebelikte alınacak toplam kilonun en önemli belirleyicisi gebelik öncesi kilodur. Gebelik süresince kesinlikle asla diyet yapılmamalıdır. Normal şartlarda bir anne adayının ortalama 12,5-17,5 kilo alması gerekir.


11. Hafta

Bebeğiniz...
Bu haftada bebek artık embryonik gelişimini tamamlayarak fetus adını alacak büyüklüğe erişmiştir. Kulaklar baştaki yerini almaya başlamıştır. Bu haftada baş, gövdeden daha büyüktür.

***

Siz...
Rahmin genişlemesi ile birlikte vücudun ağırlık merkezi öne doğru kayar. Annenin vücudundaki bu değişim bel ağrısı şikayetlerine yol açar.

11-12. haftalar arasında ikili test denilen bebeğin ultrasonda ense kalınlığı ölçümü ve anne kanından ölçülen değerler ile bebekte oluşabilecek doğuştan kromozamal bozukluklar hakkında risk hesaplamaları yapılır.


12. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu yaklaşık 61 mm ve ağırlığı yaklaşık 9-13 gramdır. Bebeğin tüm organları oluşumunu tamamlamış ve hacim olarak büyümeye başlamıştır. Bebeğin yüzü çok daha fazla insana benzemektedir. Bebek tarafından henüz kontrol edilemeyen kas hareketleri gelişmektedir. El ve ayaklarda tırnaklar ortaya çıkmıştır. Saç ve tırnaklar uzamaya başlar. Barsaklarda hareket başlamıştır.

***

Siz...
Hamilelik döneminde büyüyen rahim mesaneye baskı yapmaktadır. Bu da baskı hissine ve sık idrara çıkmaya neden olur. Bu haftada rahmin yükselmesi ile sık idrara çıkma ve baskı hissi yok olmaktadır. Fakat gebeliğin son döneminde tekrar görülecektir.

Bu haftalarda artan kan hacminden dolayı baş ağrısı şikayetleri çok sık olmaya başlar. Bu haftaya kadar yaşanan en sık şikayetler bulantılar ve yorgunluk hissi bu haftadan itibaren azalmaya başlar.


GEBELİK TAKİP TAKVİMİ

Gebelik haftası
* Gebelik öncesi
* 4-14. hafta
* 10-14. hafta

***

Gebelik öncesi neler yapılır?

* Anne ve baba adaylarının genel sağlık kontrolü

* SMEAR

* Kan grubu kontrolü

* Toxoplasma, rubella, hepatit, cytomegalovirus tahlilleri

* Karyogram (Eşlerin kromozom tahlili): Ailede genetik problem varsa bu yönde araştırma

* 2 ay folik asit tedavisi

***

4-14. haftada neler yapılır?

* Anne baba adayının sağlık kontrolü

* Ultrason (USG)

* Gerekirse BHCG

* Gebelik kesesi testi

* Kalp atışlarının tespiti

***

10-14. haftada neler yapılır?

* Ense kalınlığı ölçümü


Gebeliğin ikinci yarısında
13. ile 24. haftalar arasındaki bebek artık düşük tehlikesini atlatmış ve olgun bir bebek olma yolundaki adımlarını atmaya başlamıştır. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçiren bebeklerin doğuştan sakatlık olasılığı kalmamıştır. Artık bebek bu aşamadan sonra normal gelişimini tamamlamaya başlayacaktır. Gebeliğin sağlıklı sürebilmesi için bu dönemde bebeğin yakın takipte olması gerekir. Gebelik sürecinde kadın doğum uzmanlarının bebeğin doğuştan sakatlık problemine sahip olup olmayacağı konusunda kesin tanının konulduğu dönemdir. Bu tespitin yapılabilmesi için bu dönemde üçlü test ve gerekli görüldüğü takdirde amniyosentez yapılması ayrıca ikinci düzey ultrasonografinin çekilmesi gerekmektedir.


13. Hafta

Bebeğiniz...
Bu ayda bebeğinizin göz kapakları oluşmuştur ancak 4. aya kadar kapalı kalacaktır. Bebeğiniz parmağını ağzına almaya başlayabilir. Gözleri kafasının yan tarafından ortaya doğru kaymaya başlamış ve kulakları normal yerine doğru hareketlenmeye başlamıştır. Boyu 65-68 mm, ağırlığı ise yaklaşık olarak 14-20 gr civarındadır.

***

Siz...
Salgılanan gebelik hormonları ile cildinizde birtakım değişiklikler olabilir. Genelde yüz ve boyunda lekeler ile karşılaşılabilir. Özellikle sabahları karşılaşılan sıkıntılar (mide bulantısı gibi) yakında sona erecek, gebelik belirtileri artarak düşük riski azalacaktır. Rahmin büyümesine bağlı olarak hafif bir kasık ağrısı hissetmek normaldir.


14. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu 80-113 mm, ağırlığı ise 25 gr civarındadır. Şimdi yüzü daha fazla gelişmiş olup, yanakları ve burnu görülebilmektedir. Artık bebek kafasını dik tutabiliyor, el ve kollarını hareket ettirebiliyor. Bebeğinizin parmak izi bu hafta gelişmeye başlayacaktır. Bu hafta bebeğinizin iç organları için önemli bir haftadır. Trioid bezi gelişerek hormon üretmeye başlamakta ve erkeklerde prostat bezi görülmekte, kızlarda ise yumurtalıklar oluşmaya başlamaktadır.

***

Siz...
Gebeliğinizin en keyifli olan ikinci üç aylık dönemindesiniz. Kendinizi daha enerjik hissedeceksiniz. Rahminiz gün be gün büyüyecek. Rahmin büyümesinden ve progesteron hormonunun gevşetici etkisinden mide sıvınız yemek borunuza kaçarak yanmalara sebep olabilecektir. Gebeliğin bu döneminde ilk dönemlerinde kaybettiğiniz cinsel dürtüleriniz yeniden başlayacak.


15. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin cildi o kadar incedir ki kan damarları görülebilmektedir. Bebeğinizin kaşları ve saçları çıkmaya başlamaktadır. Bebeğinizin hareketliliği ve esnekliliği artmaktadır. Ellerini açıp kapatabilmekte ve elini yumruk yapabilmektedir. Kemik gelişimi hızla sürmektedir.

***

Siz...
Gebelik kıyafetleri almanın zamanı geldi! Bu kıyafetler ile daha rahat edeceksiniz. Elinizi karnınızda tuttuğunuzda rahminizi bir top gibi hissedebilirsiniz. Gebeliğin ikinci üç aylık dönemi, tatil için en uygun dönemdir. Göğüslerinizden sıvı gelişi olabilir, bu haftalarda normal bir belirtidir.


16. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu 108-116 mm, ağırlığı ise yaklaşık 80 grama ulaşmıştır. Yüz kaslarının gelişmesinden dolayı ağzını açıp kapatabilmekte ve göz kapaklarını oynatabilmektedir. Gözleri ve kulakları artık normal yerindedir. Bebeğin bağırsaklarında fötal dışkı birikmektedir. Göbek kordonu sistemi olgunlaşmış ve bebeğin eşi olan plesenta bebekle eşdeğer büyüklükte olmuştur. Bebekte solunum hareketi ve ışığa karşı refleks ortaya çıkmaya başlar. Bebeğin cinsiyetini ultrason ile tespit etmek mümkün olabilir.

***

Siz...
Rahminizin bebek ve plesenta ile beraber büyümesi ile amniyo sıvısı da artmaktadır. Bu haftada üçlü tarama testi de (down sendromu) yapılmalıdır.


17. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğiniz hızlı bir büyüme sürecine girmiştir. Bebeğin tüm organ sistemleri çalışmakta ve içinde bulunduğu sıvıyı ciğerlerine çekerek nefes alıp verme sistemini oluşturmaktadır. Bebek cilt altında yağ depolayarak daha sonraki hayatında ısı dengesini sağlamak için hazırlık yapmaktadır.

***

Siz...
Kalbiniz yüzde 40 daha fazla bir kan basıncı ile karşı karşıya kalabilmekte ve ince damarlardan daha fazla kan pompalamaya çalışmaktadır. Bu nedenle bazen burun kanaması normal olabilmektedir.


18. Hafta

Bebeğiniz...
Bebek bu hafta 12,5-14 cm boyunda ve yaklaşık 150 gram ağırlığındadır. Kemik gelişimi devam etmekte ve sertliği artmaktadır. Bebek bu dönemde farklı uyku pozisyonları belirler. Bebeğinizin hareketlerini bu haftalardan itibaren hissetmeye başlayabilirsiniz. Ve bebeğiniz dış dünyadan gelebilecek etkilere karşı bu haftadan itibaren duyarlı olacaktır.

***

Siz...
Artık gebe olduğunuz dışarıdan da çok net anlaşılmaktadır. Düz kaslardaki gevşemelere bağlı olarak da ani tansiyon düşmeleri görülebilir. Karnınızın genişlemesinden dolayı kan damarlarına yapılan baskı sonucu bu haftalarda hemoroid şikayetleriniz olabilir.


19. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğiniz bu haftada 13-15 cm boyunda ve yaklaşık 200 gram ağırlığındadır. Bebeğinizin beyninin gelişmeye başlaması en önemli gelişmedir. Bebeğinizin kalıcı dişleri, süt dişlerinin arkasında belirmeye başlar.

***

Siz...
Rahminizin büyümesi ve kilonuzdaki artıştan dolayı vücudunuzun duruş şekli bozulacak ve uyku pozisyonunuz değişecektir. Daha çok yastıkla kendinizi desteklemeniz faydalı olacaktır. Göğüs uçlarının büyümesi ve renklerinin koyulaşması bu haftalarda normaldir.


20. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğiniz bu haftada yaklaşık 14-16 cm boyunda ve yaklaşık 260 gram ağırlığındadır. Bebeğin koku, tat ve işitme duyuları aktif olmaya başlamakta ve vücudunu kaplayan tüyler özellikle yüz ve boyun çevresinde toplanmaya başlamaktadır.

***

Siz...
Rahminizin genişlemesinden dolayı ciğerlerinize, midenize ve böbreklerinize bir baskı olacaktır. Bu sebeplerden dolayı nefes almanızda güçlük yaşayabilir ve idrara sık çıkabilirsiniz. Bel bölgenizde baskı hissedebilirsiniz. Vücudunuzda kahverengi ya da kırmızı çizgiler, şeritler oluşabilir.


21. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 18 cm ve ağırlığı yaklaşık 300 gramdır. Bebeğinizin kırmızı kan hücreleri üretilmeye başlandı ve dilindeki tad alma duyusu gelişimine devam ediyor. Önemli gelişmelerden biri de kalp kasının güçlenmesidir.

***

Siz...
Kilonuz bu haftadan sonraki 10 hafta içinde hızla artar. İştahınızda bir artma olabilir ve metabolizmayı desteklemek için günlük ekstra 500 kalori daha almaya ihtiyacınız olabilir. Tek çeşit yiyecekler değil, çeşitli gıdalar ile beslenmek ve kilo yapıcı besinlerden kaçınmak gerekir. Gün içerisinde ayaklarınızda ve bileklerinizde şişme görülebilir. Bol su içmek ve iki saatten fazla ayakta kalmamak faydalı olabilir. Eğer başlanmadıysa bu hafta itibarıyla demir alımı faydalı olabilir.


22. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 19 cm ve ağırlığı yaklaşık 350 gramdır. Bebeğiniz bu dönemde sizden gelecek seslere tepki vermeye başlayabilir. Beynindeki gelişim ve dokunma hissinin gelişmesi ile bebeğiniz artık vücudunu ve çevresini öğrenmeye başlamıştır. Elini ağzına götürebilir, bacaklarını tutabilir. Bu öğrenme süreci doğum sonrasında da devam edebilir.

***

Siz...
Bu hafta da artan kan miktarınızdan dolayı kanınızın sıvılaşması ve fizyolojik anemi gelişebilir. Yapılacak bir kan sayımı ile tespit edilebilir. Bu durum normaldir. Demir alımı ile ciddi bir anemiden kurtulmak mümkündür. Karnınızdaki büyümeden dolayı beliniz içeri doğru genişleyebilir ve vücudun denge merkezi kayabilir. Dengenizi sağlamakta güçlük çekebilirsiniz. Bu dönemlerde bel ağrısı hissetmeniz normaldir. Topuklu ayakkabı giymekten kaçınılmalıdır.


23. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 20 cm ve yaklaşık ağırlığı 450 gramdır. Artık tamamen küçük bir insan görünümünde olan bebeğiniz sizi duyabilmektedir. Ve artık hareketleri de dışarıdan görülebilir hale gelmiştir. Gözleri tamamen gelişmiş olmasına rağmen göz rengi belli değildir. Bebeğinizin pankreası, insülin salgılamaya başlamıştır.

***

Siz...
Yavaş ve sürekli olan kilo artışı devam etmektedir. Bacaklarınıza kramp girmesi bu haftalarda normaldir. Kalsiyum ve magnezyum alımı krampları azaltacaktır. Bebeğiniz karnınızda takla atıyormuş gibi hissedebilirsiniz.


24. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu yaklaşık 21 cm ve ağırlığı yaklaşık 530 gramdır. Bu haftalarda erken doğan bebekler, yoğun bakım ortamında yaşatılabilmektedir. Ancak önemli olan bu dönemde erken doğan bebeklerin görme, işitme ve zihinsel gelişimlerinin nasıl etkileneceği bilinmemektedir. Bu haftalarda bebeğin akciğerlerdeki damar yapıları olgunlaşmakta ve hemen tüm organları fonksiyonlarını yerine getirebilmektedir.

***

Siz...
Bu dönemlerde hormonların etkisi ile birtakım diş eti rahatsızlıkları görülebilir. Diş eti kanamaları artabilir. Daha ileri boyutlarda diş dökülmesi görülebilir. Yine gebeliğe bağlı olarak gelişen şeker hastalığının araştırılması için bu haftalarda yapılması gereken şeker tarama testi vardır. Doktorunuzdan erken doğum ile ilgili belirtilerin neler olduğu ve ne yapılması hakkında bilgiler almanızda fayda vardır.


Gebeliğin üçüncü yarısında
Bu dönem bebeğin son gelişimini sağladığı üç aydır. Dış dünyadaki hayatını sürdürebilmesi için gelişiminin tamamlandığı önemli ve son dönemdir. Özellikle bu dönemde akciğerlerin gelişimini tamamlaması bebek için hayati önem sağlamaktadır. Ayrıca bu dönemde rahim içindeki bebek beslenmesini sağlaması ve gelişimini tamamlaması sebebiyle anne kendisinin ve dolayısıyla bebeğinin beslenmesine, uyku düzenine ve dinlenmesine dikkat etmelidir.


25. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu yaklaşık 22 cm ve ağırlığı ise yaklaşık 750 gr.’dır. Bu haftada dopler ultrason ya da steteskop ile doktorunuz bebeğinizin kalp atışlarını duyabilir. Bebeğinizin cinsiyeti ile ilgili değişimler tamamlandı. Erkeklerde testisler skrotum içine yerleşti, kızlarda ise vajina oluştu. Omurga sistemi tüm kemikler, eklemler ve bağlar tam olarak şeklini almış durumdadır. Akciğer ve damar sistemi gelişimini sürdürmektedir.

***

Siz...
Rahminiz bu haftada yaklaşık bir futbol topu büyüklüğündedir. Bu durumdan dolayı sırt ve bel ağrılarınızda artma olabilir ve bunlar tamamen normaldir. Yine bu durumdan dolayı diyafram ve midenize bir baskı olacaktır. Mide asidiniz, yukarı doğru ilerleyeceğinden yemek borunuzda özellikle çok yediğinizde bir yanma hissedebilirsiniz.


26. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu yaklaşık 23 cm ve ağırlığı ise 850 gr civarındadır. Bebeğinizin bu aydan sonra göz kapakları açılıp kapanmaya başlıyor. Gözdeki retina tabakası gelişmekte ve tüm tabakaları oluşmaktadır. Bebeğinizin göz rengi oluşmaya başlamakta ve doğduğunda mavi olacaktır. Doğumdan birkaç ay sonrasında ancak son rengini alacaktır. Bu arada akciğer gelişimi devam etmekte ve doğuma kadar sürmektedir.

***

Siz...
Gebeliğe bağlı olarak sırt ağrısı, bacak krampları, baş ağrısı ve vücudunuzun alt bölgesinde baskı hissedebilirsiniz. Rahminizdeki ani kasılma ve gevşemeler Barxton_hicks kasılması denilen ağrısız adet krampları gibidir. Rahminiz gerçek doğum ağrıları için önceden çalışma yapmaktadır. Bu dönemlerde erken doğum belirtilerine karşı da duyarlı olmak gerekmektedir. Erken doğum belirtileri arasında da rahimde düzenli aralıklar ile kasılmalar olur. Saatte 4 defa ya da daha fazla olan kasılmalarda doktorunuza başvurun.


27. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu 24 cm, ağırlığı yaklaşık 1000 grama ulaşmıştır. Bu haftadan itibaren erken doğması durumunda yüzde 85 yaşama şansı bulunmaktadır. Yaklaşık 13 hafta sonra doğum için hazır olması gereken bebeğin erken doğumu halinde, zayıf olacak, vücut ısısını koruması için küvezde kalıp sun’î solunum yapılması gerekecektir.

***

Siz...
Bu haftalardan itibaren akciğerlerinizin tam olarak hava ile dolamaması nedeniyle solunum sıkıntısı çekebilirsiniz. Yüksek yastıkta uyumayı tercih etmeniz sizi rahatlatabilir. Sık sık nefes almanız neticesinde de bebeğinize yeterli oksijeni veriyorsunuz. Gebeliğin bu dönemlerinde kanınızdaki kolesterol seviyesi artar. Kolesterol, plasenta tarafından üretilen çeşitli gebelik hormonlarına karşı bir blok oluşturur. Fakat kaygılanmaya gerek yoktur.


28. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizin boyu 25 cm, ağırlığı ise yaklaşık 1100 grama ulaşmıştır. Bebeğinizin beyni ve diğer dokuları hızla gelişimine devam etmekte ve saçı uzamaktadır. Bebeğiniz yağ depolamaya başladı. Rahminiz içinde gebeliğin diğer iki ayında bebeğin pozisyon değişimine yeterli oranda yer vardır.

***

Siz...
Bu haftadan itibaren gebelikte tansiyonunuzu takip etmelisiniz. Yüksek seyreden tansiyonun bebek ve anne açısından riskli bir durumu vardır. Bacaklarınızdaki kramplar, hemoridler, varisler, cilt kuruluğu, bel, sırt ağrısı, çarpıntı ve hazımsızlık şikayetleri artabilir.


29. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğiniz yaklaşık 26 cm ve ağırlığı 1250 gram civarındadır. Göğüslerdeki süt üretimi dolaylı olarak bebek tarafından da uyarılmaktadır. Erkeklerde böbrek üstünde bulunan adrenal bezler androjen üretmekte, kan dolaşım sistemi ile plesenta da östrojen’e dönüştürülüp prolaktin hormonunun üretilmesini desteklemektedir.

Bu haftada bebeğin bağışıklık sistemi ile ilgili gelişmeler olmaktadır. Bu haftalarda gelişmeye başlayan bağışıklık sistemi doğum sonrasında emzirme ile sütünüzdeki antikorlar yardımı ile güçlenecektir.

***

Siz...
Gebelik ile ilgili şikayetleriniz bu dönemde artabilir. Ciltte kuruma normaldir. Karnınızdaki bebeğin büyümesi ile sizin ağrılarınızın artması normal olup doğum sonrası geçecek ağrılardır.


30. Hafta

Bebeğiniz...
Bebek bu hafta 27 cm boyunda ve yaklaşık 1400 gram ağırlığındadır. Bebeğinizin ritmik göğüs hareketleri hıçkırık tutmasından kaynaklanmaktadır. Bebeğinizin kilo artışı erken doğma ihtimalinde vücut ısısını korumasına yardımcı olmaktadır. Lanugo adı verilen ipeksi tüyler bebeğinizin cildinde yavaş yavaş kaybolmaya başlıyor. Kemik iliğindeki gelişmeden dolayı kırmızı kan hücreleri üretimi yapılıyor.

***

Siz...
Bu dönemlerde sol yanınıza doğru yatmanız büyük damar yapılarınıza yeterli kanın gitmesine yardımcı olacaktır. Bu şekilde uyumakta problem yaşarsanız bacak aranız ve karnınızın altına yastık koymanız faydalı olabilir.


31. Hafta

Bebeğiniz...

Bebeğiniz bu haftada 28 cm boyunda ve yaklaşık 1600 gram ağırlığındadır. Bebeğinizin beyin dokusu gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Bebek özellikle bu haftalarda daha hareketlidir. Bunun nedeni ise amniyo sıvısının fazla olmasıdır. 32. haftadan itibaren de bebeğin yeri giderek azalacağından hareketleri de azalacaktır. Bebek hareketleri ile sağlığı arasında önemli bağ vardır. Bebek hareketlerinde azalma hissediyorsanız dinlenin ve karnınız aç ise bir şeyler yiyin.

***

Siz...
Karnınızda rahmin kasılmasına bağlı olarak hafif ağrılar hissedebilirsiniz. Ancak bunların süresi uzuyor ve sıklığı artıyor ise erken doğum belirtisi de olabileceğini unutmamak lazımdır. Bebeğin kemik gelişimi de devam ettiği için günlük kalsiyum ihtiyacınız da artmaktadır. Yeteri kadar kalsiyum, demir ve protein almaya özen gösteriniz.


32. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğiniz bu haftada yaklaşık 29 cm boyunda ve yaklaşık 1800 gram ağırlığındadır. Bu haftanın sonlarına doğru bebeğiniz dış dünyadan gelebilecek sinyalleri duyabilmektedir. Karnınızdaki bebeğiniz bacakları bükülmüş, ayakları çapraz, boynu öne doğru bükülmüş bir şekilde durmaktadır. Tüm parmakları açık durmaktadır.

***

Siz...
Bu haftadan itibaren doktorunuz ile 2 haftada bir görüşmeniz gerekmektedir. Rahminizin şişmesinden dolayı yeni problemler ortaya çıkacaktır. Bebeğinizin başı aşağıda olmasından dolayı ayakları kaburganıza dayanacak ve bu durum da bir baskı oluşturacaktır. Bu durumdan kaçınabilmek için dik oturmak faydalı olacaktır.


33. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğinizi dış ortamdan koruyan steril bir sıvı olan amniyo sıvısı bu haftadan önceki iki haftaya kadar en yüksek aşamadaydı. Doğum süresine kadar da bu sıvnın miktarı sabit kalacaktır. Bu sıvı bebeğinizin gelişimi açısından çok önemlidir. Bebeğiniz bu sıvıyı yutarak, ya da cildinden emilerek kana geçer. Eksilen sıvı ise bebeğinizin idrar yapmasıyla tamamlanır. Bebeğinizin beyin dokusunun hızlı bir şekilde gelişmesinden dolayı baş ölçüleri de hızlı bir şekilde büyür. Bebeğinizin bu haftalarda cilt altında yağ dokuları depolanmaya devam ettiği için bebeğinizin rengi kırmızı olmaya başlamıştır. Bebeğiniz bu haftalarda çoğunlukla uyuyor olacak ve uyandığı zamanlarda ise sizi dinleyecek, hissedecek ve hareketlendiği zamanlarda ise kısa süreli tekmeler ile kendisini size hatırlatacaktır.

***

Siz...
Rahminiz gebelik öncesine göre 500 kat genişlemiştir. Geceleri unutamayacağınız rüyalar görebilir ve sık sık tuvalete gidebilirsiniz.


34. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 32 cm ve ağırlığı yaklaşık 2250 gramdır. Bebeğinizin saçları sık bir şekilde çıkıyor fakat doğduktan sonraki rengi ve yoğunluğu tahminen aynı kalmayacaktır. Bebeğinizin bu haftadan itibaren solunum hareketleri artacaktır. Çünkü bebeğiniz doğduktan sonraki gerçek solunuma hazırlık yapmaktadır.

***

Siz...
Bir anda rahminiz sıkılaşıp rahatladığı Braxton Hicks isimli kasılmalar bu haftalarda düzenli olarak görülerek sıklaşmaya başlamaktadır. Bazı anneler bu sık kasılmaların verdiği acı nedeniyle sinirli olabilir.


35. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu 33 cm ve yaklaşık ağırlığı 2550 gramdır. Bebeğinizin tırnakları bu hafta uzuyor. Bebeğiniz yağ depolamaya devam ediyor ve bebeğinizin özellikle omzunun etrafında boğumlar ve tombulluklar oluşmaya başlıyor. Bebeğinizin göz rengi mavi fakat sonrasında değişecektir.

***

Siz...
Bu hafta muhtemelen nefes alamayacak ya da yemek yiyemeyecek kadar şiddetli krampları hissetmeye devam edeceksiniz. Küçük parçalar halinde sık aralıklar ile yemeğinizi yemeye çalışın. Ayak bileklerinizin ve eklemlerinizin şişmesini engellemek için uzun süreli aynı pozisyonda durmamaya ve hareketsiz kalmamaya özen gösterin. Eğer uzun süreli araba kullanıyorsanız, arada istirahat edin, dışarı çıkın ve yürüyüş yapın. İşlerinizden uzaklaşmanın zamanı geldi.


36. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu yaklaşık 33 cm ve ağırlığı yaklaşık 2750 gramdır. Bebeğinizin yanaklarının büyüklüğü depoladığı yağ oranını ve emme kas kuvvetini göstermektedir. Bebeğinizin kafatası tamamen şekle girdi fakat henüz sert değildir.

***

Siz...
Bu haftadan itibaren artık doktorunuza her hafta gitmeniz gerekir. Nefes almak çok zorlaşmış ve göğüs kafesinizde anlamsız bir acı hissedebilirsiniz. Artık doğum yapacağınız yerin ayarlanması zamanı gelmiştir.


37. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu yaklaşık 35 cm ve ağırlığı yaklaşık 2950 gramdır. Şu anda bebeğiniz klinik olarak doğum için yeterli olgunluğa ulaşmış durumda; fakat büyüme ve gelişimini durdurmuş değildir. Bebeğiniz her geçen gün ortalama 25-30 gr. arasında kilo almaya devam ediyor. Beyni ve sinir sistemi gelişmesine devam etmektedir.

***

Siz...
Eğer ilk gebeliğiniz ise bebeğin tüm doğum haftalarını tamamlaması ihtimali daha yüksektir. Daha önce çocuk sahibi olmuş ya da şu anda gebeliğiniz ikiz ise doğum daha erken olabilir. Bebeğinizin başı doğum için aşağıya doğru döndüğü için, iç organlarınızın rahatladığı ve vücudunuzun alt bölgesinin hafiflediğini, solunumunuz ve beslenmenizin daha kolaylaştığını göreceksiniz. Rahminizin mesaneye yaptığı basınç artmasından dolayı idrara gitme sıklığınız artmış olabilir.


38. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu yaklaşık 35 cm ve ağırlığı yaklaşık 3100 gramdır. Bebeğiniz bağırsaklarında doğum sonrası ilk 24 saat içinde yapacak olduğu mekonyum adı verilen ilk dışkısını biriktirmeye başladı. Eğer bebeğiniz erkek ise testisleri skrotum içine inmesi gerekir. Bazı durumlarda testislerinin skrotuma inmeyebilir, bu da infertilite ya da testis kanserlerine sebep olabilir. Bu yüzden doğum sonrası doktor tarafından kontrol edilmelidir.

***

Siz...
Bu haftadan itibaren artık doğum sancılarının her an gelebileceğini dikkate almalısınız. Gerçek doğum sancılarının en önemli özelliği düzenli aralıklar ile olmasıdır. Ve bunlar 10 dakikada ortalama 3 kez ortaya çıkmakta ve her bir kasılma yaklaşık 50 sn. sürmektedir. İstirahat etmek ile geçmeyecek ve şiddeti de zaman içerisinde giderek artacaktır. Eğer kasılmalar düzene girmiş ve geçmiyorsa hastaneye gitme zamanı gelmiş durumdadır.


39. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu yaklaşık 36 cm ve ağırlığı yaklaşık 3250 gramdır. Bebek büyümeye ve kilo almaya devam ediyor. Bu haftalarda da kordon bebeği sarmış durumda olabilir ve halihazırda bebeğin beslenmesi için ona yardım etmektedir. Sizin vücudunuzdaki bir kısım antikorlar da plesenta yardımı ile bebeğin kan dolaşımına geçerek geçici olarak bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlar.

***

Siz...
Rahim ağzı doğum için açılmaya hazırlanır ve mesaneye yapılan baskı artar. Düzenli olarak şiddetli kasılmalar olabilir. Doğumun başlamasının bir diğer sinyali ise gebelik kesesinin yırtılması ile suyun gelmesidir. Ve rahim ağzını gebelik boyunca kapatan kanlı tıkacın atılması ile doğumun başladığını gösterir.


40. Hafta

Bebeğiniz...
Bebeğin boyu yaklaşık 48-51 cm ve ağırlığı yaklaşık 3500 gramdır. Bu hafta içinde doğumun olma olasılığı çok yüksektir. Bebeğiniz kanal girişine başını yatay olarak yerleştirir ve kanalın ortasına geldiğinde başını 90 derece döndürerek hareket ettirir ve bu şekilde başını çıkarır. Başı ve sonrasında omuzların da çıkması ile doğumu yapan kişi tarafından tüm vücudun doğurtulması sağlanır. Bebeğinizin kafasında hafif bir yamukluk olabilir; fakat zamanla düzelecektir. Bebeğiniz ilk doğduğu anda mor ya da sarı renkte, gözleri lacivert ve vücudunun çeşitli bölgelerinde tüylenme olabilir; fakat bunlar zamanla düzelecektir.

***

Siz...
Doktorunuzun ve gerekli telefonları gebelik dönemi dosyanıza ekleyip, evinizin görünür bir yerinde bulundurun.


41. Hafta ve üstü

Eğer hâlâ doğum başlamadıysa bebeğiniz yeteri kadar kilo almış ve doğum için sabırsızlanıyordur. Önceden yapılan ultrason görüntüleri ve tıbbi incelemeler tekrar değerlendirilerek doğum şekli belirlenerek, doğum yapılmalıdır. Normal doğuma engel teşkil edecek bir durum varsa sezaryen ile yoksa suni sancı verilerek normal doğum yaptırılmalıdır.

Eğer bebeğiniz doğmuş ise rahim içindeki durumdan gerçek hayatın çok farklı olduğunu anlamıştır. Ciğerleri ile oksijen alabilmekte ve kalbi ile de bunu diğer organlarına iletebilmektedir.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cumartesi, Nisan 5, 2008 - Hamilelikte nasıl beslenmeli? Nelere dikkat edilmeli?

Kategori: saglik

Hamilelikte nasıl beslenmeli? Nelere dikkat edilmeli?
Opt. Dr. Ayşe Uyar, Doç. Dr. Serpil Bozk
Gebelik, anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücutta taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir.

Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve beslenmesi ile doğru orantılıdır.

Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin depolarının yeterli olması ve doğum yaşı, hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü bebek annenin besin yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden kendisi için lazım olanları seçip alarak büyür, beslenir.

Çocuğun bedensel ve zihinsel büyümesi, gelişmesi doğum öncesi dönemde annenin iyi beslenmesi ile başlar. Anne gebe kalınca beslenmesine uygun şekilde ekleme yapmazsa, kendi vücudundaki besin öğesi depolarını harcar. Bu depolar bitince kendi sağlığı bozulur ve bebeğini de yeterince besleyemez. Bu kez bebeğin büyümesi ve gelişmesi tam gerçekleşmiş olmaz ve bebek sağlıksız doğar. Hatta annenin gebe kalmadan önceki beslenme durumu da aynı şekilde hem anne hem bebek sağlığı açısından önemlidir.

Gebelikte beslenmeye dikkat edilmezse ne olur?

Gebe anne iyi beslenmez ise; bebek, annenin vücudundaki besin depolarını tüketmeye başlar. Böylece, anne ve bebeğin sağlığı tehlikeye girer. Bebekte; ölü doğum, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, bedensel ve/veya zihinsel özürler; annede ise kansızlık, bacaklarda şişlik, yorgunluk, kemiklerde zayıflık görülebilir. Gebelikte beslenmedeki temel amaç; annenin fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak, annenin besin öğesi depolarını dengede tutmak, fetüsün normal büyüme ve gelişmesini sağlamak, emzirirken yeterli süt salımına imkan vermek olarak sıralanabilir.

Gebeliğin gerektirdiği enerji ve besin öğeleri

Et, yumurta, kurubaklagiller: Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir ihtiyacını karşılar.

Süt ve süt ürünleri: Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidir. Protein ve kalsiyum kaynağıdır.

Sebze ve meyveler: Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlar.

Tahıl ve tahıl içeren besinler: Kalori ve B grubu vitaminler içerdiklerinden büyüme ve gelişme için önemlidir.

Enerji veren yağ ve şekerler : Sadece enerji içerir ve enerji açığını kapatırlar. Bu besin gruplarını normal yaşantımızda olduğu gibi gebelikte de aynı özenle tüketmeliyiz.

Kalsiyum Kalsiyum, bebeğinizin gebeliğin 8. haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için gerekli bir mineraldir. Gebelikte, normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gereklidir. Çünkü gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir kalsiyum eksilmesi olmaktadır. Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğundan dolayı yağı alınmış süt ve yoğurdu tercih etmeniz daha doğru olacaktır. Brucella, tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için tükettiğiniz peynirin ve sütün hijyenik ve pastörize olmasına da özen gösterin.

C vitamini C vitamini demirin bağırsaklardan emiliminde, vücudun hastalık etkeni mikroorganizmalara karşı bağışıklık direncinin artırılmasında ve metabolizmamızdaki pek çok biyokimyasal süreç için gerekli bir vitamindir. Düzenli bir şekilde beslenen gebelerde hap şeklinde vitamin alınması önerilmemektedir. C vitamini portakal, limon, kırmızı ve yeşil biber, domates, çilek, greyfurt, karnıbahar, lahana, brüksel lahanası gibi pek çok taze meyve ve sebzelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için her gün belli bir miktar alınmalıdır.

Folik Asit Bebeğin merkezî sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalarından itibaren folik asit alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun süre bekleyen gıdalardaki miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli ekmekte mevcuttur. Doğal gıdalar gebenin folik asit açığını tam olarak kapatamayacağından ötürü gebeliğin ilk haftalarından itibaren hap olarak dışarıdan alınması uygun olacaktır. Gebelerde folik asit eksikliğine bağlı birtakım anormallikler çıkabilir.

Proteinler Gebelikte artan protein gereksinimi karşılamak için kırmızı ve beyaz et, süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, kuru baklagiller (fasulye, mercimek, barbunya..) gibi proteinden zengin besinler önerilir. Proteinler, hayvansal ve bitkisel proteinler olarak ikiye ayrılır. Hayvansal gıdalardaki yağ mümkün ölçüde alınarak, etin yağsız şekilde tüketilmesi önerilir. Ayrıca balıkta bebeğin zeka gelişimi üzerine olumlu etki yapar.

Lifli Gıdalar Günlük beslenmenizin büyük bir bölümünü oluşturması gereken lifli (posalı) yiyecekler, gebelikte sık görülen kabızlığın ve bağırsak tembelliğinin önlenmesinde çok yararlıdır. Genellikle tüm sebze ve meyveler lif açısından zengindir. Her gün bolca yiyebilirsiniz. Kepekli besinler de lif içerir, ancak diğer bazı besinlerin bağırsaklardan emilimini azalttığından aşırı tüketilmemelidir. Lifli gıdalar en sık olarak kepekli ekmek, barbunya,, kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa, esmer pirinç ve kuruyemişte bol miktarda vardır.

Gebelikte bulantı Sabahları yataktan kalkmadan önce tuzlu bir bisküvi, kraker veya ekmek tüketilmesi bulantıyı azaltacaktır. Az az sık sık beslenerek alım arttırılmalıdır.

Gebelikte pika Bulantı hissini azaltacağı görüşü ile toprak yeme olayıdır. Yetersiz beslenen annelerde sıklıkla görülür. Fe (demir) eksikliği anemisine neden olur.

Gebelik ve kabızlık Kabızlık oluşumunu engellemek için posadan zengin besin ( kepekli ürünler, sebze ve meyveler) ve sıvı tüketimini arttırmak, sık sık beslenmek önerilebilir.

Gebe anneler için 2000 kalorilik menü örneği

Sabah: 1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1 dilim ekmek,

1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu vb.

Ara öğün: 1 meyve, 1 bardak ayran, 1 ince dilim ekmek

Öğle: 1 porsiyon etli kurubaklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna

1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve

Ara öğün: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 adet meyve

Akşam: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği,

1 bardak ayran, 1 porsiyon salata , 1 orta dilim ekmek

Gece: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı 1 porsiyon meyve

Kahvaltıda veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1 tatlı kaşığı bal, pekmez, reçel tüketilebilir. 1 porsiyon meyve, kışın 1 orta boy elma, portakal yazın küçük bir salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz yenilebilir.

Gebelere yönelik beslenme önerileri ve dikkat edilmesi gereken kurallar:

Doktora danışmadan ilaç kullanımı sakıncalıdır.

Sigara (annenin yetersiz beslenmesine neden olarak bebeğin gelişmesini engeller) ve alkol (kullanımına bağlı olarak bebekte çeşitli sakatlıklara yol açabilir) kullanılmamalıdır.

Şişmanlık söz konusu ise şekerli, unlu, yağlı besinlerden fazla tüketilmemesi gerekir.

Gebelik başlangıcında kadının ağırlığı normal ise her ay ortalama 1-1,5 kg ağırlık kazanacak şekilde beslenmelidir.

Yemekler düzenli öğünler şeklinde tüketilmeli, öğünler de azar azar, sık sık olmalıdır.

İyotlu tuz kullanılmalıdır.

Gerekliyse, su kaynatıldıktan sonra içilmelidir.

Hazmı zor olan kızartılmış ve ağır yağlı besinlerden sakınılmalıdır.

Çay yerine yemeklerden 1-2 saat sonra fazla olmamak şartıyla açık ve limonlu çay içebilir.

Gebelikte kabızlık sık görülür. Bunu önlemek için düzenli bir beslenme uygunlamalı, taze sebze meyve, kuru erik, kuru kaysı vb. ile bunların kompostolarının tüketimi artırılmalıdır. Uzun süreli ve beslenme ile düzelmeyen kabızlıklarda doktora başvurulmalıdır.

Bulantı ve kusmayı önlemek için sabah yataktan kalkar kalkmaz 1-2 tane tuzlu bisküvi veya benzeri kuru besinler tüketmeli, yemek sırasında su içmemelidir.

Bulantı önleyici ilaçlar doktora danışmadan alınmamalıdır.

Yeterli D vitamini alabilmesi için, uygun havalarda güneşten yararlanmalıdır.

Anne adayı emzikli bir kadın ise ne yapmalı?

Emziklilikte anne süt salgılar. Bu süt annenin aldığı besinlerin ürünüdür. Bu nedenle yeterli miktarda süt yapımı için gerekli besinler annenin kendi ihtiyacına ek olarak düşünülmelidir.

Emzikli kadınlar da gebeler gibi doktora danışmadan ilaç kullanmamalıdırlar. Çünkü bazı ilaçlar süte geçebilir ve bebek için sakıncalı olabilir.

Anne emzirmeye istekli olmalıdır. Bu istek anne sütü salınımını artıran bir faktördür.

Anne psikolojik yönden rahat ve huzurlu olmalıdır.

Sık sık emzirme, meme bezlerini uyararak süt yapımını artırır.

Gebelikte karşılaşılan sağlık sorunlarının sebepleri nelerdir?

Sık sık tekrarlayan enfeksiyonlar.

Sık doğum yapma ve doğum sayısının fazla oluşu.

Gebelik öncesi ve gebelik süresince anne beslenmesinin kötü oluşu.

18 yaşından küçük veya 35 yaşından büyük oluş.

Nelere dikkat etmeli?

Öğünleriniz sık ve az az porsiyonlar halinde olmalıdır. Ne uzun süre aç kalın, ne de tıka basa midenizi doldurun.

Aldığınız gıdaların taze olmasına dikkat edin. Konserve, beklemiş gıdalar ve içinde katkı maddeleri bulunan gıdalar yerine taze ve doğal olanları tüketmeye özen gösterin.

Yediğiniz gıdalarda "çeşitliliğe" önem verin. Bu şekilde pek çok vitamin ve minerali almanız mümkün olacaktır.

Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein ve karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine yönelin. Unutmayın ki önemli olan sizin kilo almanız değil bebeğin içeride yeterli şekilde beslenebilmesidir. Preeklampsi durumu veya riski varsa protein alımınızı artırmanız gerekebilir veya gebeliğe bağlı şeker hastalığı (gestasyonel diabet) söz konusu ise diyetisyeninizin önereceği şekilde kalori kısıtlamasına gitmeniz gerekebilir.

Gebelikte dışarıdan hap olarak alınması gereken iki madde folik asit ve demirdir. Dengeli beslenebilen bir gebede bunların harici vitamin veya mineral alımı gereksizdir. Piyasada pek çok multivitamin adı verilen ve içinde pek çok vitamin ve mineralleri barındıran ilaç vardır. Bunlar çoğu hekim tarafından reçete de edilmektedir. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar; gebelikte dışarıdan hap olarak alınan A, C, E vitaminleri ile magnezyum, kalsiyum, çinko, selenyum, bakır, flor gibi eser elementlerin gebelik üzerine herhangi bir olumlu etkilerinin olmadığını göstermiştir. Eğer gebeliğe bağlı bacak kramplarınız oluyorsa magnezyum, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) riskiniz varsa kalsiyumu ilave olarak doktorunuz size reçete edebilir.

Sentetik multivitamin hapları dengeli beslenemeyen gebelerde destekleyici olarak verilse de doğal gıdaların hiçbir zaman yerini tutmayacaktır.

Gebeliğin ilk aylarında yapılan "Toxoplasma testleri" sonucunda vücudunuz bu parazitle önceden hiç karşılaşmamışsa bazı önlemleri almanız şarttır. Özellikle kedi ve köpek dışkılarıyla bulaşan bu rahatsızlık gebelik döneminde ortaya çıkarsa bebekte ölümcül veya sakatlıklara yol açan problemlere neden olabilir. Toxoplasma özellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ etlerden geçer.

Toxoplasma'dan korunmak için; ellerinizi yemekten önce iyice yıkayın. Sebze ve meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayınız. Evinizde kedi veya köpek besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara da çiğ et vermeyin ve yakın temastan kaçının. Çiğ veya iyi pişmemiş et ve et ürünlerinden kaçının.

Beslenmede suyu asla ihmal etmeyin. Günde en az 8-10 bardak su için. Yaz aylarında bu miktar 15 bardağa kadar çıkılabilir. Özellikle ileri aylarda kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen meyveleri tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve yürüyüş yaparak bu sorunun önüne geçebilirsiniz.

Günde 1-2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum kayıplarını yerine koymak içindir. Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Peynir veya çökelek de tüketebilirsiniz. Süt ve süt ürünlerinin pastörize olmasına dikkat edin.

Yemeklerde iyotlu tuz kullanın. Yüksek tansiyon varsa yemekleri az tuzlu pişirin. Son aylarda olan ödemlerin azaltılması amacıyla bu dönemlerde tuzu azaltın.

Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim peynir, bir iki grissini rahatlık sağlayabilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında olan bu bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak için bu dönemde katı, kuru ve yağsız gıdaları tercih edin. Mutfak kokularından ve ağır parfümlerden uzak durun.

Yetersiz beslenme, anne ve bebeği nasıl etkiler?

Gebelik süresince bebek iyi beslensin diye fazla ve dengesiz beslenmek doğru olmadığı gibi doğum sonrası eski görünüme ulaşmak için az yemek de doğru değildir. Temel prensip; içerdeki bebeğin yeterince yararlanacağı doğru ve dengeli bir beslenme olmalıdır.

Zayıflık:

Zayıflık yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak gebelikte artan enerji ve besin öğesi gereksinimlerinin tam olarak karşılanmaması sonucu ortaya çıkar. Normal kilolu bir gebe ilk 3 ayda, her ay 1 kg; sonraki aylarda ise 1,5-2 kg ağırlık kazanmalıdır.

Şişmanlık:

Şişmanlık özellikle dengesiz ve tek yönlü beslenmeye veya aşırı besin tüketimine bağlı olarak oluşan bir sağlık sorunudur. Şişmanlık doğum sırasında hem anne, hem de bebek için çeşitli güçlüklere ve sorunlara neden olabileceğinden istenmeyen bir durumdur. Gebelik süresince kadının 9-14 kg alması normal kabul edilir. Ağırlık alması 9 kg’dan az olduğunda zayıflık, 14’kg dan fazla olduğunda ise şişmanlık ortaya çıkar.

Osteomalazi:

Gebelik süresince artan kalsiyum ve D vitamini gereksinimi karşılanamadığında kemiklerden kalsiyum çekilmesi nedeniyle kemik yumuşaması ile belirlenen osteomalazi hastalığı ortaya çıkar. Ayrıca böyle durumlarda diş çürüklüğü görülme riski de artar.

Anemi (kansızlık)

Gebelik döneminde vücudun demir ihtiyacı arttığından demir emilimini azaltan etmenlerden kaçınılmalıdır. Örneğin;

- Yemek arasında çay içilmemeli

- Demir içeriği yüksek besinlerle birlikte, mutlaka C vitamini içeren besinlerin alınmasına özen gösterilmeli,

- Etli ya da kuru baklagilli yemek ile taze salata ya da meyve tüketilmeli,

- Mayalandırılmadan yapılmış ekmek tüketiminden sakınılmalıdır.

Ayrıca sindirim sistemi bozuklukları ve parazitler, bulantı ve kusma anemiye neden olan etmenlerden bazılarıdır.

Gebelik toksemisi (Gebelik zehirlenmesi)

Gebelik toksemisi denilen rahatsızlık ise yetersiz ve dengesiz beslenen kadınlarda daha sık görülür. Yüksek tansiyon, göz kapaklarında, ayak ve ayak bileklerinde ödem, baş ağrısı, kulaklarda uğultu, bulanık görme, şiddetli bulantı ve kusma ile ortaya çıkar. Hastanın vücut ağırlığı genellikle olması gerekenden fazladır. Vücutta su ve tuz tutulması vardır. Hemen tedaviye alınmayan vakalarda bebek kaybedilebilir.

Temel besin grupları ve alınması gereken miktarlar
Besin Miktarı
Süt ve süt ürünleri 2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 porsiyon peynir (2 dilim) veya 2 yemek kaşığı çökelek
Et, yumurta, kurubaklagiller 1 yumurta, 1 porsiyon et, balık, tavuk, hindi (60-90gm.), 1 porsiyon kurubaklagil yemeği (120gm)
Taze sebze ve meyveler 2 porsiyon pişmiş taze sebze, 3 porsiyon çiğ taze sebze, 2-3 adet orta boy meyve veya taze meyve suyu
Tahıllar 6-8 ince dilim ekmek, 1 porsiyon pilav veya makarna, 1 porsiyon çorba
Yağlar 3-4 silme yemek kaşığı sıvı yağ
Şekerler 1-2 tatlı kaşığı bal, reçel veya pekmez

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cumartesi, Nisan 5, 2008 - Adet sancıları sosyal hayatı etkiliyor

Kategori: saglik

Adet sancıları sosyal hayatı etkiliyor
Dr. Figen Köseoğlu
Bayanların büyük bir kısmı adet dönemlerini ağrılı geçiriyorlar. 'Dismenore' adet kanaması süresince ağrı hissedilmesi durumu olarak tanımlanıyor.

Sancılı adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası olan rahim kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Bu rahim kasılmalarının amacı rahim iç tabakasının atılarak yenilenmesi esnasında oluşan kanama miktarını en az seviyede tutmaktır.

Adet sancısı genellikle adet başlamadan 1 gün önce başlıyor, âdetin ilk gününde oldukça şiddetlenerek en çok 2–3 gün boyunca devam ediyor. Adet sancısına bulantı, baş ağrısı, kabızlık veya ishal şikâyetleri de eşlik edebiliyor.

***

Adet sancıları;

* Genellikle buluğ çağında ortaya çıkarak, ilerleyen yaşla birlikte veya gebelikten sonra hafifleme eğilimi gösteren adet sancıları (Primer Dismenore)

* Başka bir rahatsızlıktan dolayı ortaya çıkan adet sancısı (Seconder Dismenore) olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Altta yatan herhangi bir organik yani yapısal sebep olmaksızın ortaya çıkan adet sancılarında, tedavi ağrı kesicilerle yapılıyor. Ağrı kesicilerin faydasının görülmediği durumlarda doğum kontrol hapları kullanılıyor. Doğum kontrol ilaçları ile olumlu sonuçlar alındığını söyleyen Dr. Figen Köseoğlu bu ilaçların uzman kontrolünde alınması gerektiğini de sözlerine ekliyor.

Seconder Dismenore ise, genellikle üreme organlarını içine alan bir hastalığın göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Endometriozis (Rahim içinde bulunması gereken rahim iç tabakasının yumurtalıklar üzerinde veya karın iç zarı üzerinde bulunması),rahim ağzında darlık, rahim tümörleri, rahim ve komşu organların iltihabi hastalıkları, rahim iç tabakasında enfeksiyon, yapışıklık, yumurtalık kistleri gibi diğer bazı hastalıklar adet sancısına sebep oluyor. Bu hastalıklara ise jinekolojik muayene ile teşhis konulabiliyor. Bu yüzden adet sancıları çok şiddetli ise ve genel iyilik halini etkilemeye başlamışsa, iş gücü kaybına neden oluyorsa mutlaka bir doktora başvurulması gerekiyor.

Adet sancıları alınacak bazı basit önlemler ile azalabiliyor. Örneğin adet kanaması öncesinde ve esnasında kahve, çay, kola gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması ağrıyı azaltabiliyor. Uzun süre ayakta durmaktan kaçınmak, karın bölgesine masaj yapmak, sıcak uygulamak adet sancısı sonucu ortaya çıkan şikâyetlerde azalma sağlıyor.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cumartesi, Nisan 5, 2008 - Hamilelikte mide bulantısı azaltmak için…

Kategori: saglik

Hamilelikte mide bulantısı azaltmak için…
OP. DR. GÜLNİHAL BÜLBÜL
Hamilelerin en büyük sıkıntılarından biri de mide bulantılarıdır. Mide bulantıları gebeliğin 5.-6. haftasında başlıyor ve daha çok sabahları görülüyor. Bu bulantılar ilk 3 ay devam edip daha sonra azalıyor. Bulantıların şiddeti gebeler arasında farklılık gösterebiliyor.

Kusma çok şiddetli ve su kaybı fazla olduğunda yatak istirahatı ve bol sıvı tüketimi önemlidir. Özellikle bulantı ve kusmalarla geçen günlerde beslenememenin bebeğe hiçbir zararı yoktur. Bu dönemde bebek kendi beslenme kesesiyle yeterince beslendiği için anne adayının bu konuda kaygılanmaması gerekir.Her kadının bu dönemde kendi keşfiyle bulacağı, tolere edeceği, mide bulantısını azaltacak yiyecekler mutlaka vardır.

* Mideniz boş kalmasın; çünkü boş mide, bulantı hissini daha da kötüleştiriyor. Günde üç ana öğün yerine az miktarlarda ama sık aralıklarla yiyin.

* Aşırı yemek yemeyin.

* Yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın.

* Sabah bulantıları için yataktan kalkmadan önce bir miktar tuzlu çubuk kraker yiyin. Birkaç dakika sindirilmesini bekledikten sonra yataktan yavaşça doğrulun.

* Sizi rahatsız eden koku ve tatlardan uzak durun. Portakal suyu, süt, kahve ve çay genellikle bulantıyı kötüleştirir.

* Susuz kalmayın, bol miktarda sıvı alın. Bunun için gazsız ve taze hazırlanmış içecekleri tercih edin.

* Sindirilmesi güç olduğundan bulantı meydana getiren yağlı ve kızartılmış besinlerden sakının.

* Bulantınızı artırabilecekleri için ilk üç ayda demir hapları kullanmayın. İlk üç ay için bunları almak zaten şart değil.

* İstirahat edin; stres ve yorgunluk bulantıyı kötüleştiriyor.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cumartesi, Nisan 5, 2008 - Dış gebelik nedir, neden olur?

Kategori: saglik

Dış gebelik nedir, neden olur?
OPR. DR. EMİNE GÖK
Dış gebelik, döllenmiş yumurtanın rahim dışında herhangi bir yere yerleşmesiyle meydana gelir. En sık yerleşim yeri tüplerdir (yüzde 98), daha seyrek olarak yumurtalık, karın zarı ve karın organları, nadiren rahim boyunda görülebilir.

Gebeliklerin yüzde 2’si dış gebelik olup son yıllarda daha sık görülmektedir. Bunun da sebebi cinsel yolla bulaşan hastalıklardaki artış ve pelvik iltihabı hastalıkların tedavisindeki etkinliktir.

Belirtileri çok değişkendir. Çok erken dönemde hiçbir belirti vermez, normal bir gebelik gibi âdet gecikmesi ve diğer şikâyetleri olabilir. Ancak bir süre sonra gebeliğin büyümesiyle karın alt kısmında ağrı ve bazen düzensiz kanama şeklinde belirti verir. Tüpün yırtılması ve karın boşluğuna kanama başlamasıyla ağrı çok şiddetlenir, tansiyon düşmesine bağlı baş dönmesi bayılma gibi belirtiler olabilir.

Bu tip belirtileri olan kadınların mutlaka hastaneye götürülmeleri gerekir. Aksi takdirde aşırı kan kaybına bağlı anne ölümüne sebep olabilir. Hastanede ultrason ve kan testlerine göre teşhis edilir. Erken dönemde şüpheli görülen vakalar takibe alınır.

Teşhis eğer erken dönemde yani tüp yırtılması ve iç kanama başlamadan önce yapılabilirse ilaçla tedavisi mümkündür. Gebeliğin ilerlediği ya da iç kanama oluşması durumunda tedavisi cerrahi olmak zorundadır. Dış gebelik geçiren bir kişide tekrar dış gebelik oluşma ihtimali (yüzde 12) yüksektir.

Dış gebelik geçirildikten sonra 6-12 hafta doğum kontrol hapı gibi güvenilir korunma önerilir.


DIŞ GEBELİK NEDEN OLUR?

* Tüplerle ilgili enfeksiyonlar, daralma ve yapışıklıklara sebep olurlar.

* Tüplerle ilgili geçirilmiş operasyonlar

* Önceden geçirilen karın ameliyatları

* Rahim içi araç kullanımı

* İnfertilite

* Endometriozis

* Tüple ilgili gelişimsel bozukluklar

* Sigara kullanmak: Dış gebeliğin sıklığında 2 kat artışa yol açar.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, Şubat 21, 2008 - Pancar suyu yüksek tansiyona iyi geliyor

Kategori: saglik
Pancar suyu yüksek tansiyona iyi geliyor


DIŞ HABERLER SERVİSİ


İNGİLTERE'DE bulunan William Harvey Araştırma Enstitüsü'nde görevli uzmanlar 14 kişilik bir denek grubunu ikiye ayırdı. İlk gruba yarım litre pancar suyu, diğer gruba ise aynı miktarda su içirildi. Deneklerin tansiyonlarını 15 dakikada bir ölçen uzmanlar, pancar suyu içen deneklerin tansiyonlarının 1 saat içinde düşmeye başladığını gözlemledi. Uzmanlara göre pancarın içindeki bir nitrat türü ağızdaki bir bakteriyle reaksiyona giriyor. Bu da damarları genişletip tansiyonu düşürüyor.

milliyet
2 YorumYorum yaz!Bağlantı

Çarşamba, Ocak 16, 2008 - hastayım arkadaşlarım

Kategori: saglik

 

 

"Ezhib''l be''se Rabbin''nasi esfi ve entes''safi la sifae illa sifauke , sifaen la yügadiru sekama"

 

 

(Bu hastaligi gider ey insanlarin Rabbi! Sifâ ver, çünkü sifâ verici sensin. Senin verecegin sifâdan baska sifâ yoktur. Öyle sifâ ver ki hiç bir hastalik birakmasin)



Allahim bana vermis oldugun bu hastalik sana şükür vesilemdir ..Hicbir kuluna dayanamayacagi yuku yüklemezsin, Bana ve ummeti muhammede de şifalar nasip eyle yarabbim...



Amin
duaya1.jpg

7 YorumYorum yaz!Bağlantı

Salı, August 21, 2007 - 365 gün sağlık önerileri

Kategori: saglik

365 gün sağlık

 
365 gün sağlık Uzmanlara göreyse, küçük ayrıntılara dikkat etmek sağlıklı olmak için yeterli. University of Maryland'den Doç. Dr. Pamela Peeke, yıl boyu sağlıklı kalmanın inceliklerini Glamour'a anlattı.

OCAK
Sigarayı bırakmak, yeni bir yıla yepyeni, daha sağlıklı başlangıç yapmanın en iyi yollarından biri olsa gerek. Araştırmalar da, bu tür bir motivasyondan bahsedilebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, ocak ayında sigarayı bırakanların, diğer aylarda bırakanlara göre daha başarılı olduğunu söylüyor. Sigarayı bırakın!

ŞUBAT

Yemek alışkanlıklarınızı gözden geçirin Yemek alışkanlıklarınızı gözden geçirin
Vücudumuz, mutluluk hormonu serotonini kış aylarında daha az üretiyor. Bu da, kış aylarında serotonin üretimini hızlandıran ekmek ve tatlı gibi karbonhidratlı yiyeceklerin peşinde koşmanın nedenlerinden sadece biri. Çözüm ise çok basit: Bu yiyecekleri yemekten çekinmeyin; fakat meyve ya da sebze gibi daha az işlenmiş olanlarını tercih edin.

MART

Egzersiz yapmaya başlayın Başta sıkı bir egzersiz programı uygulamanız gerekmez; haftada iki kez spor salonuna uğramanız yeterli olur. Bu sayede, fazla kilolarınızdan kurtulmak için ilk adımı da atmış olursunuz.

NİSAN
Vücudunuza alıcı gözle bakın

Bel ölçünüz, vücudunuzun ne kadar sağlıklı olduğunun bir göstergesidir. Sırt üstü uzanın ve karnınıza bakın. Eğer göbeğinizin hemen altında bir tümsek görüyorsanız, vücudunuzda toksik yağ var demektir. Toksik yağ ise kalp hastalıklarına, diyabete ve kansere davetiye çıkarmakla aynı anlama geliyor.

MAYIS
Cinsel hayatınızı düzene sokun

Vücudumuza dikkat etmeye başladığımıza göre, cinsel hayatımızda küçük bir düzenlemeye gitmenin de hiçbir sakıncası yok. Uzmanlar, yaptırmanız gereken testler varsa bu ay içinde mutlaka yaptırmanızı öneriyor.

HAZİRAN
Check-up yaptırın

Bir check-up için doktora gittiğinizde, muayenehanede geçireceğiniz zaman, ortalama 17.4 dakikadır. Yapılan bir araştırma, haziran ayında yapılan check-up'ların bu süreden daha uzun sürdüğünü gösteriyor. Çünkü bu dönemde insanlar tatile çıkmaya başladığı için, doktorların hastalarına ayırdıkları vakit de artıyor.

TEMMUZ
Cildinize özen gösterin

Cilt kanserinin yaz aylarında arttığını unutmayın ve Temmuz ayı içerisinde cildinize mutlaka özen gösterin. Çünkü temmuz, güneş altında en çok vakit geçirilen ay.

AĞUSTOS
Tatile çıkın

Uzun bir tatile çıkmak, hatta sadece hafta sonu için şehirden ayrılmak bile kalp krizi riskini ciddi biçimde azaltıyor.

EYLÜL
Farklı egzersizler yapın

Aylar boyunca aynı egzersizi yapmak hem sizin, hem de vücudunuz için sıkıcıdır. Benzer egzersizleri yaptıkça, kaslarınız da gelişmeyi kademeli olarak durduracaktır. Dolayısıyla, eylül ayı egzersiz programınızı değiştirmeniz için uygun bir dönem.

EKİM
Bağışıklık sistemine dikkat

Ekim, soğukların kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladığı aydır. Dolayısıyla, vücudunuzun soğuk havalarla ve grip gibi hastalıklarla baş edebilecek kadar güçlü olması gerekmektedir. Soğuklarla baş etmenin en iyi yollarından biri ise, yeşil çay.

KASIM
Sağlık sigortası yaptırın

Kış aylarının gelmesiyle birlikte, sağlık sigortanızı gözden geçirmenin de vakti gelmiş demektir. Yeniliklerden haberdar olun ve gerekirse de poliçenizi yenileyin.

ARALIK
Stresten uzak durun

Aralık ayı, özellikle de yılbaşı dönemi, insanların stresi en fazla hissettiği dönemdir. Bu ay içerisinde kısa bir tatile çıkmak, ya da en azından hayatınızda küçük değişiklikler yapmak, stresten uzaklaşmanız açısından önemli.

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

...:::Hakkımda:::...

Aşk mıydı? Hayır kesinlikle değil. Peki ya tutku olabilir mi? Bu soruları kendime sorduğumda tanıdım kendimi. Yazmaya ilk başladığım an anlamalıydım aslında bunun bir tutku olduğunu. Yazmanın tutkusu tanıştırdı beni benimle. Önce harfler tanıştı sonra kelimeler,cümleler kıskandı uzadıkça uzadı,şiirleri getirdi yanında arkadaş. Şimdi görüyorum harflerin,kelimelerin,cümlelerin kahramanları benlerim. . .

...:::Links:::...

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

....:::Müzik:::...

Aslı Güngör feat. ...

....:::Kategoriler:::...

...:::Arkadaşlarım:::...

Özkan Özdemir
lepidoptera
nehirida
mansur
yildiztozu
thelosthighway
bahargozlum
hiphop313
arzu tezel
yaprakdokumu
mecnun1965
cemrenur991
fatoscb
genocide
HASAN YILMAZ
romantikmeyhane
yenilenmek
yemekbulteni
trsofa
zuhalaksulu
yagmur056
esmacaner
edaca30
gerceksevda
nurlayemek
nejdetalkan
lordoftheloneliness
benyaziyorum
simsiyahyinehertaraf
sahtemelek
esmaacaner
kiymetlim
cehennemgardiyani
immortalcadisi
esmidik
ozlemozer
gifdunyasi
gamzeden
yarab
benyaziyorumsiyaset
satiyorumsaaattim
koookle
soylenmeyensozler
alperbaranesin
fleures
bebekiiiim
biranne
benyaziyorumflashheader
darkgirll
zuhalaksulu01

Ziyaretçi Sayacı