halimi sorma

Diyorsun ki mektuplar yanıyor
Mektup yanmaz adam yanar
Halimi sorma
Sen bilemezsin
Bir kıtaya gölge ettikten sonra
Bir bıçak darbesiyle yıkılan çınarın hikayesini.
Ah bu benim korktu mu söylemeyen,
Sevdi mi gözlerini kaçıran,
Ağlamak için yağmurlu havaları bekleyen yanım.
Büyüyor kelimeler Sığmıyor içime
Acıyor canım
Bir tunç heykel gibi hayata meydan okumak
Ayak seslerimle gök gürültüsünü bastırabilmek için
Topuklarımı kanatırcasına koştum
Koştum ki, çivit mavisi gecelerde
Aynalara binlerce kez söylediğim sözleri
Sana da söyleyecektim olmadı
Açılmadı kapılar
Anahtarlar kilide uymadı
Gözlerimin altındaki mor halkalardan
Okuyabildin mi sevda yaşımı?
Ben neden böyle hep uykusuzum,
Neden gözlerim hep kan çanağı bilir misin?
Sabah vakti güneş doğarken
Sazımın tellerinde bir türkü yanar
Bir kez de sana dinletebilmek için pusuda beklerim
Halimi sorma
Çünkü yok sorularının cevabı bende
Çünkü yok yüzümün karşılığı aynalarda
Çünkü, çünkü ben artık tedavülde değilim
Halimi sorma
Anlatsam da anlayamazsın
Azap, dağdan düşen bir kartopu gibi büyür adamın içinde
Beni mi tanımak istiyorsun
Yüzümdeki çizgilerden anlamadıysan
Yine de söyleyeyim
Ben iki değirmen taşının arasına sıkışmış
Zavallı bir buğday tanesiyim.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !