İnternet kullanıcılarının kandırılmasıyla çıkar elde edenler saymakla bitmez. Bunların son örneği de, Hotmail kullanıcılarına "Hotmail Türkiye"den geliyormuş gibi gönderilen ve adres toplama amaçlı bir e-posta mesajı. Sahte e-postalarla, internet kullanıcılarının kandırılması ve çıkar sağlanması, karşımızda duran önemli sorunlardan biri. Geçtiğimiz haftalarda "Nokia Türkiye" adına bir web adresi alıp, bu markaya ait telefonları pazarlayan ve sürekli Nokia Türkiye tarafından düzenlenmiş gibi kampanya mesajları gönderen bir "uyanık" türemişti. Bu kez ise, Hotmail kullanıcılarını kandırmaya çalışan, bildik bir numarayla karşı karşıyayız. "Türkiye'nin reklamı artık sadece bir tıkla karşınızda" konusuyla gelen bu tuzak e-postada reklamturkiye@hotmail.com adresinin Hotmail'in Türkiye Reklam bölümüne ait olduğu ileri sürülüyor ve bu adrese ne kadar fazla kişinin "Kampanya kayıt" konulu mesaj göndermesini sağlarsak, şirketin kampanyalarından yararlanabileceğimiz ileri sürülüyor. Hatta şöyle garip bir hesap bile yapılmış: "Kampanyalardan sizlerinde faydalanmanız için en az 10 krediniz olması gerekmektedir. Gönderdiğiniz maillerden. 10 tane mail kampanya kayıt konusu ile reklamturkiye@hotmail.com a maili yanıtlarsa 1 kredi sahibi olacaksınız." Sahte olduğu iğreti dilinden ve yarım yamalak imlâsından anlaşılabilen bu tür mesajların amacı gayet açık. Amaç, "spam" (talep edilmemiş e-posta) gönderimi yapmak için, e-posta adresi toplamak ve bunları satmak. E-Posta adresi toplamak için planlanmış bu tezgâhta, önemli bir ayrıntı dikkat çekiyor. Bu kişi ya da kişiler, sadece adres toplamakla kalmıyor, sattıkları adreslerin çalışır durumda olup olmadığını bu yolla kontrol ediyorlar. Ayrıca, birbirlerine bu sözde kampanya mesajlarını "forward" edeceklere, reklamturkiye@hotmail.com adresini, sonraki mesajların "Junk Mail"e düşmemesi için "Kontak Listesi"ne de eklenmesi gerektiğini hatırlatıyorlar. Siz siz olun; "30 mailde 3 kredi, 100 mailde 10 kredi hakkı kazanacak ve tüm indirimli kampanyalardan faydalanacaksınız" denilen bu e-postalara asla cevap vermeyin!
MSN Tuzağına Düşmeyin! . Çarşamba, 27 Şubat 2008 MSN listelerinde sizi engelleyenleri göstereceğini ima eden adreslerden uzak durun. Felaketle karşılaşmamak için yapmanız gerekenleri açıklıyoruz. MSN listesine girdiğiniz birisi, sizi daha sonradan engellediğinde, kendi listenizde o kişiyi hep çevrimdışı görürsünüz. Uzun süredir listenizde çevrimdışı olan birisi, içinize kuşku düşürebilir ve "Acaba beni engelledi mi?" sorusunu bile aklınıza getirtebilir. Aslında cevap oldukça basit; sizi engelleyenlerin kimler olduğunu asla göremezsiniz. Ama bazı uyanık web siteleri, sizi engelleyenleri göstereceğini söyleyerek hain tuzaklar kuruyorlar.
Şifresini kaptıranlardan gelen otomatik mesajlardan biri.
MSN'de ''seni engelleyenleri görmek istersen şu siteye bak'' şeklinde gelen mesajlarla, hackerlar MSN şifrelerini çalıyor. Alınan bilgiye göre, son geliştirilen yöntemde, kullanıcıya kendisini engelleyen kişileri görme imkanı vaat ediliyor. Bu yöntemde, ''seni engelleyenleri görmek istersen şu siteye bak'' şeklinde bir mesajla, bir internet sitesi adresi veriliyor. Hacker tarafından hazırlanmış bu sitede, kullanıcıdan engelleyenleri görmesi için MSN şifresini girmesi isteniyor ve böylece hacker şifreyi ele geçirmiş oluyor.
Bir kullanıcının şifresini ele geçiren hacker, aynı yöntemle bu kişinin listesindeki arkadaşlarına da aynı mesajı gönderip, onların şifrelerini de ele geçiriyor.
Kullanıcılar, benzeri durumları yaşamamak için, şifrelerini MSN programından başka hiçbir yere girmemeleri konusunda uyarılıyor.
Sizden Şifrenizi İstiyorlar
Sitenin çalışma şekli şöyle; önce sizden e-posta adresinizi istiyor ve ardından da şifrenizi. Bu bilgileri verdiğinizde, sisteme hemen giriş yapılıyor ve sizi engelleyenleri listesi verilecek dese de artık iş işten geçmiş oluyor.
Bu kadarla sınırlı kalsa iyi. E-posta adresinizi ve şifrenizi alan bu site, hemen MSN listenizdekilere de ulaşmaya çalışıyor sizin adınıza be bu zincir, uzamaya devam ediyor.
Ne Yapmak Gerekiyor?
Microsoft’un dışında hangi site olursa olsun, kesinlikle şifrenizi bir web sitesine vermeyin.
Arkadaş listenizden gelen otomatik reklam mesajlarını ciddiye almayın.
MSN üzerinden gelen dosyaları açmadan önce virüs testinden geçirin.
İstanbul'da 13 yıl önce yapımına başlanan lise için 11 milyon YTL harcandı, bitirilemedi Okul, hayvanlara ve tinercilere barınak oldu....
İstanbul Pendik'te 13 yıl önce temeli atılan Harmandere Endüstri Meslek Lisesi, Türkiye'de bürokrasinin yarattığı müsrifliğin en bariz göstergesi. 11 milyon YTL harcanan lise bitirilmeyince, bugünlerde hayvanlara ve tinercilere barınak oldu.
VALİLİK SORUŞTURMA AÇTI İstanbul Bayındırlık Müdürlüğü, okulun bitirilmesi için 12 milyon YTL'ye daha ihtiyaç olduğunu açıkladı. İstanbul Valiliği ise olayın sorumluları ile ilgili gerekli kanuni işlemlerin idare tarafından yapılması gerektiğine karar verdi.
'Buranın haber değeri yok ki!..' Harmandere Endüstri Meslek Lisesi'yle ilgili en ilginç yorumu, Orta Yatırımlardan Sorumlu İl Milli Eğitim Müdürü Fahri Altay yaptı. Altay, "İş tasfiye edilmiş. Bitirilecek. Buranın haber değeri yok ki. Ben vatandaş olsam bu haberi okumam. Siz yazın biz sonra cevap veririz" diyerek sorulan sorulara yanıt vermekten ısrarla kaçındı.
***
Okulu ahıra çevirdiler...
Yapım aşamasında ödeneği biten lisenin kapı ve pencereleri yağmalandı. 4 yıldır bir çivi bile çakılmayan okul tinercilerin ve hayvanların barınağı oldu.
Türkiye'de eğitime verilen destekler çoğu kez sonuçsuz kalıyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1995 yılında temeli atılan ve 11 milyon YTL bütçe ayrılan Pendik Harmandere Endüstri Meslek Lisesi, aradan geçen 13 yılda tamamlanamadı. 30 derslik, laboratuvar, atölye ve idari binalar olmak üzere 4 bloktan oluşan okulun ödeneği 2004'te bitince, inşaat tamamen durdu.
YETKİLİLERDEN SES YOK Kapı ve pencereleri yağmalanan okula 4 yıldır tek bir çivi dahi çakılmadı. Böylece korunmayan lise, öğrenciler yerine tinercilere mekan, hayvanlara barınak oldu. İstanbul Valiliği okulun yağmalanması ile ilgili soruşturma başlatırken, Orta Yatırımlardan Sorumlu İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Fahri Altay, "İş tasfiye edilmiş. Okul bitirilecek. Buranın haber değeri yok ki" diyerek bilgi vermekten kaçındı.
Ramazan ayında uzaya gitmesi planlanan Malezyalı astronot, ilk kez oruç tutma denemesi yapacak. Rusya’da eğitim gören biri doktor, diğeri askeri dişçi iki astronot adayından biri seçilecek.
Rusya’da eğitim gören biri doktor, diğeri askeri dişçi iki astronot adayından biri seçilerek, 10 Ekim’de 11 günlük uzay seyahatine çıkacak.
Malezya’nın İslami Gelişme Departmanı yetkililerinden Anan Mohd, "Eğer bizim astronot uzayda oruç tutarsa süper olacak. Böylece uzayda oruç tutan ilk Müslüman ünvanını alacak. Aynı zamanda, uzayda oruç tutma denemesini ilk yapan kişi olarak tarihe geçecek. Bu son derece heyecan verici bir deney" dedi. İmsakiyenin Rus uzay üssünün bulunduğu Baikonur yerel saatine göre ayarlanacağını belirten Mohd, "Fetva Komitesi, dini vecibelerini zaman ve uygulama açısından zorlanmadan yerine getirmesi için astronota izin verdi. Çünkü, yerçekimsiz ortamda bu vecibeleri yerine getirmek güç olabilir" dedi.
ABD'nin Nebraska Eyaleti'nin bir temsilcisi, doğal afetlerin durdurulması amacıyla Tanrı'dan davacı oldu.
Eyalet Senatörü Ernie Chambers, Douglas Bölge Mahkemesi'nde açtığı davada, “davalıdan, zararlı faaliyetler ve terör tehditlerine bir son vermesinin istenmesini” talep etti. Halkın oylarıyla seçildiğini hatırlatan Chambers, davalının, doğrudan veya dolaylı olarak, seller, depremler, kasırgalar, hortumlar ve salgın hastalıklara yol açtığını da kaydetti.
Ernie Chambers, davayı, “anlamsız ve saçma” davalar açılmamasını amaçlayan yasal girişimlere karşı açtığını kaydetti. Chambers, “Anayasa, mahkemelerin kapıları açık olmalıdır diyor. Davaları engelleyemezsiniz. İsteyen istediği kişiyi dava edebilir. Tanrı dahil” dedi.
Eyalet Senatörü Ernie Chambers, davalının heryerde ve Douglas Bölgesi'nde var olduğunu belirtti.
Başbakan talimat verdi, Başkan Topbaş gereğini yaptı... İSKİ Müdürü Çodur görevden alındı. Müteahhit Bilal Şahin'e de ihale yasağı geldi.
Dilara'nın kanalizasyon faciasına kurban gitmesinin ilk faturası, İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur ile MVM İnşaat'ın sahibi Bilal Şahin'e kesildi. Görevden alınan Çodur, Topbaş'ın kendisini önceden uyardığını yalanladı. Şahin ise 2 yıl ihalelere giremeyecek...
KARAR HERKESE ÖRNEK OLSUN Bugüne kadar yaşanan benzer olaylarda en büyük sıkıntı, sorumluların cezasız kalmasıydı. Bu kez tersi oldu. Dilara'nın ailesi teselli buldu. Kamu vicdanı rahatladı.
Yemek gönderdi Dilara'nın cenazesine katılamayan Topbaş, "Gideceğim" demesine rağmen aileye başsağlığı ziyaretinde de bulunamadı. Ancak, Büyükşehir'e ait bir araçla yemek gönderdi. DYP liderinin eşi Emel Ağar ise ailenin acısını evlerine giderek paylaştı...
***
İSKİ cezalı Dursun
Dilara'nın ölümünün ardından ilk fatura İSKİ'ye kesildi. Başbakan'ın talimatı ile Genel Müdür Dursun Ali Çodur görevden alındı, inşaat şirketinin de sözleşmesi feshedildi.
Küçük Dilara'yı öldüren rögar çukuru, korkunç ihmalin sorumlularını da bir bir yutmaya başladı. Peş peşe gelen cezaların ilk sinyali, dün sabah İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın çalan telefonu oldu. Arayan Başbakan Tayyip Erdoğan'dı. Başbakan'ın Topbaş'a, "Bu konuda gerekeni yapın. Gerekenden kastım, yöneticiler bazında" dediği öğrenildi. Bu görüşmeden kısa süre sonra, Topbaş İSKİ Genel Müdürü Dursun Ali Çodur'un görevden alındığını açıkladı. Çodur'un yerine vekaleten Genel Sekreter Yardımcısı Mevlit Vural getirildi.
'Benim hiçbir suçum yok' Çodur'un dışında bir ceza da dere ıslah çalışmalarını yürüten MVM İnşaat Şirketi'ne kesildi. Şirketin sözleşmesi, tek taraflı feshedildi. Firmaya, 2 yıl ihalelere girme yasağı getirildi. Bu arada, olayı TV'den öğrenen Çodur, "Bütün sorumluluk müteahhit firmaya aittir. Nihayetinde mahkeme kadıya mülk değil... Ben alnımın akıyla gidiyorum" dedi.
Yılın ilk ay tutulması 3 Mart Cumartesi gecesi yaşanacak. Tutulma cumartesi gecesi saat 23.30'da başlayacak ve 03.12'de son bulacak.
Bu yılın ilk tam ay tutulması yarın tüm Türkiye'den izlenebilecek.
Bu yıl iki kez yaşanacak ay tutulmasının ilki havanın açık olması halinde tüm Türkiye'de izlenebilecek. Yarın gece saatler 23.30'u gösterdiğinde ayın sol tarafı karamaya başlayacak ve 00.44-01.58 saatleri arasında dünya ile ay birbirine “kavuşacak”. Tutulmanın izlemeye değer bölümü 1 saat 14 dakika sürecek.
Tam tutulma sırasında atmosferden yansıyan ışık sayesinde ayın rengi koyu kırmızıdan sarıya dönüşecek. Ay tutulması dünyanın yuvarlaklığının bir kez daha gösterecek. Saatler 03.12 olduğunda ise ay, dünya ve güneşin bu nadir birlikteliği noktalanmış olacak.
Tutulma Avrupa, Afrika, Ortadoğu ülkeleri ve Asya'nın bir kısmından da görülebilecek. Bir sonraki benzer ay tutulması Türkiye'den ancak Haziran 2011'de gözlenecek.
ANKARALILAR İÇİN AY TUTULMASI ETKİNLİĞİ
Ay tutulmasını, çıplak gözle izlemenin zararı bulunmuyor. Bu nedenle gözlem için teleskoba, gözü korumak filtreye ihtiyaç duyulmayacak. Ancak Ankaralılar, yarın gece ay tutulmasını Ankara Üniversitesi Rasathane teleskoplarından izleyebilecek.
Herkese açık olacak rasathaneye yetişkinler 3, öğrenciler ise 2 YTL gibi düşük bir ücretle girebilecek. Ziyaretçiler tam ay tutulmasının yanı sıra Venüs ve Satürn gezegenlerinin gözlemini de yapabilecek.
Rasathanede ay tutulması etkinlikleri, havanın açık olması durumunda, saat 19.00'da ay, Satürn, Andromeda Galaksisi ve Orion Bulutsusu gözlemi ile başlayacak. “Ay ve Güneş Tutulmaları”, “Yıl Boyunca Gökyüzü” sunumlarıyla devam edecek. Saat 23.30'dan itibaren de tutulma izlenmeye başlanacak.
Havanın kapalı olması durumunda ise 20.00-21.00 saatleri arasında, Doç. Dr. Berahitdin Albayrak tarafından “Ankara Üniversitesi Gözlemevi Tanıtımı” yapılacak. Yine “Ay ve Güneş Tutulmaları”, “Yıl Boyunca Gökyüzü” sunumları gerçekleştirilecek. 23.15-24.00 saatleri arasında ise belgesel gösterimi yapılacak. Etkinliklerde gece boyunca ay, Jüpiter, Pleiades açık kümesi ve Orion bulutsusu da gözlemlenebilecek.
Rasathanedeki etkinliklere katılmak isteyenlerin (312-212 67 20/1271) numaralı telefondan randevu alması gerekiyor. Katılımcıların beraberlerinde kalın giysiler getirmesi öneriliyor.
MİTLERE, EFSANELERE KONU OLDU
Antik çağlardan bu yana ilginç doğa olayları, çeşitli inanışları da ortaya çıkardı. Özellikle, güneş ve ay tutulmaları, insanlarda korku ve endişe yarattı, mitlere, efsanelere konu oldu ve tutulmalarla baş etme yolları denendi.
Bazı söylencelerde, ayın kararması, “aya saldırıldığı, düşmanların ayı saklanması, kötü ruhların ayı sarması veya yemesi ile ayın kötülüklerle mücadele etmesi” şeklinde yorumlandı. İnanışlar nedeniyle tutulmanın olduğu günler ayın tekrar aydınlanması için büyüler yapıldı, teneke, davul, tencereler çalınarak gürültü çıkartıldı, silah atıldı, dua edildi ve hatta aya kurban verildi.
Mısırlılar, ayın, güneşin ışığını habersizce alıp kullandığına, bunun üzerine kurulan yıldızlar mahkemesinin de aya gündüzleri görünmeyi yasakladığına inandı. Sadece ay tutulmalarında “açık görüşe” izin verildiği ve o gün ayın yeryüzüne inip arkadaşlarıyla görüştüğü düşünüldü.
Şamanizmde de, tutulmalarda kötü ruhların güneşin ve ayın etrafını sardığı düşünüldü ve karanlığın felaket getireceği inancıyla kötü ruhları kovmak için ay tutulmasında ateşler yakıldı, gürültü çıkarıldı.
Budizm ve Konfüçyus'a göre, kötü ruhların işi sanılan tutulmalar karşısında tepkili tapınma törenleri düzenleniyordu. Altay Türkleri'nin bir efsanesinde de “yedi başlı dev” (Yelbegen) ay ve güneşten öç almak için onları kovalıyor ve yiyordu. Altay Türkleri de ay tutulduğu zaman şöyle diyordu: “Yine Yelbegen ayı yedi.”
Aşk mıydı? Hayır kesinlikle değil. Peki ya tutku olabilir mi? Bu soruları kendime sorduğumda tanıdım kendimi. Yazmaya ilk başladığım an anlamalıydım aslında bunun bir tutku olduğunu. Yazmanın tutkusu tanıştırdı beni benimle. Önce harfler tanıştı sonra kelimeler,cümleler kıskandı uzadıkça uzadı,şiirleri getirdi yanında arkadaş. Şimdi görüyorum harflerin,kelimelerin,cümlelerin kahramanları benlerim. . .