...:::GooD By My LoVeR GooD By My FRiEnD YoU HaVe BeeN ThE oNe FoR Me:::...

asil sevdam

Pazartesi, Temmuz 6, 2009 - aşk denilen şey

Kategori: DeNeMe
Hiç aklınızda yokken bir yerlerden çıkıp geliverir. Önemsemez, üstünde düşünmez, canınızı sıkmasına izin vermezsiniz.Nerden çıktığını merak bile etmezsiniz ya da kim olduğunu,daha önce nerdeydi, kiminleydi gibi sorular aklınıza gelmez.Önemli olan gösterdiği ilginin sizi ne kadar tatmin ettiğidir,yaralarınızı onunla sarmaya çalışır, sözlerin altında bir anlam aramaz,kendinizi akıntıya bırakırsınız, hayat her şeye rağmen güzel olabilir bende tadını çıkartmak istiyorum diye düşünürsünüz. Aslına bakarsanız hiç zamanı değildir, acı veren bir ilişkiden yeni çıkmış ya da çıkarılmışsınızdır, aldatılmış ve insanlara olan güveninizi yitirmiş ya da aldatmış ve bunun suçluluğu altında ezilmişsinizdir ama hayat devam etmeli öyle değil mi?

Sizi bu yıkıntıların arasından kurtaracak biri geliyor ve elini uzatıyor sıcak,yumuşak, aşk dolu bir el bu. İşte tam o anda, siz yalnız kalmışken, dostlar tarafından avutulmaya çalışılırken, en sonunda tam da işte kendime geliyorum dediğiniz ve kendinize ait “bir daha asla” kararları vermeye hazırlanmışken uzanan o el. Bir yabancının eli, nerden çıktı??

Doğru zaman olmadığını söylersiniz, yabancı içinde doğru zaman değildir, sizin yaşadıklarınızın bir benzerini yaşamıştır.Hayatlarınızı yeni bir ilişkiye, yeni bir insana göre sil baştan düzenlemek, yaşantınızda ona bir yer açmak için yorgun, yıpranmış,sersemlemiş ve karşı cins hakkında fazlasıyla düşünmüşsünüzdür çünkü. Yine de bu sizi engellemez, biraz eski ilişkiden intikam alma isteği biraz da şu yalnızlık korkusu denilen şeyle tutuverirsiniz uzatılan eli. Bu ilk görüşte aşk değildir, üzerinde düşünülmüş bir mantık ilişkisi de değil, içgüdüyle belki de sarılırsınız bu yabancıya.

Başlangıçta sizin için yaralarınızı saracak biridir, kendinizi korur aşkı engellersiniz,çıkardığınız bir takım derslerle çevrenize ördüğünüz surları korumaya çalışır, sizi yıkıntının içinden çıkaran ele biraz şüpheyle yaklaşır, ilgisine karşı temkinli olur ve aklınızdan bir gün bitecek ve bana acı verecek fikrini çıkartmazsınız.Diğer taraftan da acılarınızın hafiflediğini görür onun ilgisinin keyfini çıkartırsınız. Nede olsa kendinizi korumaktasınızdır bu yabancının size zarar vermesini engelleyecek her türlü önlemi almışsınızdır.Sizin yanınızda olmadığında ne yaptığı, sizinle ilgili olmadığında ne düşündüğü önemli değildir, bunlar sizin için önemli olduğunda bilirsinizsiniz ki o artık bir yabancı değildir. Onun yabancı kalması sizi acıdan korur bunu da bilirsiniz ve elinizden geleni yaparsınız.

Elin sahibi de memnundur hayatından, yeni bir ilişkisi vardır ama sorumluluk yoktur, o sıkıcı nerdeydin, kiminleydin, neden aramadın, niye böyle yaptın soruları bulunmaz bu ilişkisinde, ne hissettiği yada ne düşündüğü bile sorulmaz, yalan söylemek zorunda hissetmez kendini hatta hiçbir şey söylemek zorunda değildir. Bu ilişkisinin devam etmesini ister,bir hayat arkadaşı bulduğuna emindir, aradığı insanı ve dolayısıyla ilişkiyi bulmuştur. Kusursuz bir ilişki, karşısındaki insanın ne kadar anlayışlı olduğunu, birlikte ne kadar mutlu olduklarını ve en önemlisi de neden hiç kavga etmediklerini düşünür. Yeni ilişkisi onu ne kadar da değiştirmiştir, o sinirli insan gitmiş yerine iyi huylu, sevimli, anlayışlı biri gelmiştir.

Evet, işte mutlu bir çift. İlişki özgürdür, günler boyunca süren yıpratıcı tartışmalar,gözyaşları, özürler ve çiçekler yoktur artık. Varolan sadece “böyle devam etmesini istiyorum çünkü bu mükemmel bir ilişki ve sonunda doğru insanı buldum” fikridir. Başlangıçta kurtarıcısına şüpheyle yaklaşmayı tercih eden artık duvarlarını yıkmaya başlar. Kurtarıcı kendisini kanıtlamıştır, düşünceli, ilgili ve romantiktir. Kusurları göz ardı etmeye yetecek kadar önemli nedenlerdir bunlar. Kurtarıcı da duvarlarını yıkmaya başlar. Ben olmasaydım onu kim kurtarırdı? Herkese tanır mıydı bu şansı? Ona çok fazla ilgi gösterdim? Diğer ilişkimde böyle davransaydım belki de o kadar kavga etmezdik? Ona güvenmemeliyim? Arkadaşlarına güvenmiyorum? Kendi cinsim hakkında onu uyarıyorum ama sanki arkadaşlarıma fazla yakın davranıyor? Benzer daha birçok düşünceyle kurtarıcıda yerle bir eder duvarlarını.

Talihsizlik bunların aynı zamana rastlaması sanırım. Ve üçüncü bir şeyin ya da en azından biz öyle olduğunu sanıyoruz, ortaya çıkması: Aşk Aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız? Ayrı geçen dakikaları sayarsınız mesela ama bu arada onun kiminle ne yaptığını da düşünürsünüz, size sadık mıdır acaba? Niye aramadığını merak edersiniz, kimi aradığını da . Duygularınızı ortaya dökmekte bir sakınca görmez, görseniz de engel olamazsınız ve duygularınızın anlaşılmadığını ya da kullanıldığını düşünürsünüz. Çelişkilerle doludur içiniz, böyle anlarsınız aşık olduğunuzu, şüpheler içinizi kemirir, acı çeker, gözyaşı dökersiniz. Ne kadar çok ağlarsanız o kadar çok aşıksınızdır.

Özgür ilişki gider yerine evinizin duvarlarının ve telefon hatlarının belirlediği bir ilişki gelir. Ve biz buna aşk deriz. Daha az konuşur daha çok hissetmeye çalışırız karşıdakinin duygularını, sürekli onu dener çektiğimiz acıya değip değmeyeceğini düşünürüz. Onun yaptıklarını yaparak, anlatmaya çalışırız ne hissettiğimizi, kelimelerin önemi kalmamıştır artık, anlasın diye bekler anlamadı diye kızarız ama çelişkilerimizin içinden bir türlü çıkamayız. Kendimizi anlatamaz, aşık olduğumuz insanı anlayamayız. Belki de anlamak istemeyiz, yeterli görmeyiz onun kelimelerini, bizim gibi hissetsin bizim gibi göstersin aşkını isteriz. Ama bunu yapamaz o ve aşk acısı çekmeye başlayanlar artık aynı tarafta değildirler,hayal kırıklıklarına dayanmaya çalışır, vazgeçmez, savaşırlar.

Mücadele aşkın doğasında vardır, aşıksanız birlikte olmanızı engelleyen her şeyle amansız bir mücadeleye girersiniz. Belki de aşkı, aşık olmayı karşı konulmaz yapan, aşkta zevk veren budur; uğruna dövüşülecek bir şey, hayatımıza bir anlam. Artık hayatımızın bir anlamı vardır: aşkımızı engelleyenle mücadele etmek: aşık olduğumuzla savaşmak. İki taraf da ordularını toplar etrafına, dostlar yeniden sahnedeki yerlerini almışlardır. Stratejiler belirlenir, planlar uygulanır, işe yaramazsa değiştirilir ve yeniden denenir. Mükemmel aşık gitmiş yerini mükemmel bir düşman almıştır. Nereye kadar devam edeceğinizi bilmeden kaptırırsınız bu oyuna kendinizi, yıktığı şeylerin farkında olmadan savaşır sonunda yıkıntının ortasında kalırsınız. Kimin kazandığını, savaşmaktan kimin önce vazgeçtiği belirler, terk eden odur. Savaşı kaybeden oyunu kazanır. Hayatınızın anlamı da vazgeçenle birlikte yok olmuştur artık.

Ve her şey yeniden başlar, hayat güzeldir, aşka rağmen ve aşk için
5 YorumYorum yaz!Bağlantı

Pazartesi, Mayıs 4, 2009 - ^HaYaT^Ne oLur VeR bendeN aLdıkLaRıNı

Kategori: DeNeMe
Utandım, sıkıldım, nefret ettim görüpte görmezlikten gelmelerime...
Neden insanlar bu kadar sahte, neden insanlar bu kadar çıkarcı?
Ey evreni kusursuzca yaratan Rabbim! Neden insanların yüreğini de kusursuz kılmadın?

Boğuluyorum yine, yine üzerime geliyor her şey...
Usandım, gözümde kıvılcımlar hiç dinmezken gülüyormuş gibi davranmaktan...
Benim sahteliğimde bu mu? Mutluymuş gibi davranmak mı? Off!

Karanlıkların kadını gibiyim, yarasalarla sohbet eder oldum...
Uyku yine terk etti beni! Hiçbir sabah aydınlık gelmiyor bana.
Neden insanların gözlerinin kamaştıkları yerlerde ben hala fenerle yürüyorum?
Neden insanların aydınlık dedikleri, bende hala karanlık?
Nedir bu üzerimde ki kara büyü?
Neden hiçbir rüzgar dağıtmıyor hüzün bulutlarını?
Neden ben de sıradan insanlar gibi değilim?
Neden her ayrıntı canımı acıtıyor?
Neden kimsenin göremediğini ben görüp kahroluyorum?
Neden bu kadar soruyla boğuşmak zorundayım?

Hayat; ne olur ver benden aldıklarını, ver dünyamı bana!
Söz!
Bir daha dalga geçmeyeceğim seninle....
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

Pazartesi, Şubat 16, 2009 - AŞKLA İLGİLİ BİLİNEN YANLİŞLAR

Kategori: DeNeMe

           
AŞKLA İLGİLİ BİLİNEN YANLİŞLAR

Aşk üzerine binlerce, onbinlerce yazı yazılmıştır. Mutlaka haftada bir sohbetlerimize konu olmuştur aşk, herkesinden bu konuda söyleyecek sözü vardır... Ama ya gerçekler? Aşk hakkındaki hatalarımızı aşağıda okuyabilirsiniz.

Eski sevgilimi unutamadım

Aşk üzerine yazılan her şeyi unutun, insanoğlu birçok kez aşık olabilir. Eğer eski sevgilinize karşı duygularınız depreşirse veya yeni birine ilgi duyar gibi olursanız, kendinizi hırpalamayın. Kötü bir sevgili olduğunuzu göstermez bu, ihanet ise hiç değildir. Hala bir şeyler hissediyor olmanız, hormonal sisteminizin bir açıdan düzgün çalıştığına işaret eder. Bu duygularla başa çıkmak ise başka bir yazının konusu tabii.

Doğru insanı tanımak

Hepimiz bununla ilgili bir sürü hikaye duyduk. Yolda yürürken, bir anda kalabalığın içinde bir şey parlar ve “o”nu görürsünüz. İşte ruh eşiniz olduğunu düşündüğünüz kişi! Ama bu düşünce yakın zamanda ilişkinizi kötü etkiler çünkü onunla ilgili yeni şeyleri merak etmezsiniz! Nasıl olsa ruh eşiniz o...

Sevgiliniz size çok benziyor

Evlilik uzmanları, çiftlerin karakter, sosyal yapı gibi benzerliklerinin, ilişkiyi sağlıklı hale getirdiğini söylüyor. Tabii ki gerçekler başka: Etnik kökeni farklı çiftlerin arasındaki boşanma oranı çok düşük. Bir ilişkiyi yürütmek için önemli olan ise; ortak amaçlar ve birbirlerini tamamlayan karakterler.

Birlikte yaşamak

Çiftlerin çoğu artık evlenmeden önce birlikte oturuyor ama boşanma oranı düşmedi. Araştırmalar, evlenmeden birlikte yaşayan çiftlerin, hemen evlenen çiftlere göre boşanmaya daha meyilli olduğunu gösteriyor.
Kıskançlık değer verdiğini gösterir

Kadınlar, bir erkek onu istiyorsa, sahiplenici davranması normaldir diye düşünür. Ama kıskançlık ve sahiplenmek aşktan değil, korkudan ve özgüven düşüklüğünden kaynaklanır. Olgun aşk güvenli aşktır. Delirmiş bir şekilde kıskançlık yapan biri kendine güvenmiyor demektir, bunun başka açıklaması yok.

İlk buluşma

Birisiyle erken yatmak ilişkinin ciddi bir hal almasını engelleyen bir durum değildir, tabii erkek çifte standart uygulamıyorsa. Böyle bir erkek istiyorsanız siz bilirsiniz ama istemesiniz iyi olur. İlk buluşma gecenizde içinizden geldiği gibi davranmak ve geceyi birlikte geçirmek iyi bir fikir gibi görünse de, ertesi gün telefonunuz çalmadığında kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Madalyonun öteki yüzü de var, böyle bir 'ilk' gece aranızda bir bağın oluşmasını sağlayabilir. Risk alanlar çok fazla şey kaybedebilirler ama çok fazla şey de kazanabilir...

Doymuş kişilik

Geçmiş neyse, gelecek de onun üstüne kurulur. Ama nedense, hep görmüş geçirmiş, artık durulmuş insanların bizi mutlu edeceğini sanırız. Nasıl olsa yaşayacağını yaşamış ve bırakmıştır, artık gözü dışarıda olmayacaktır. Çok emin olmayın! Unutmayın, huylu huyundan vazgeçmez.


alıntı

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, Ocak 29, 2009 - Yalaaan aşkkk

Kategori: DeNeMe

Sana hiçbir şey söylemek istemiyorum. Bütün sözcükler yetersiz.. Hiçbir şey yazmak istemiyorum. Engin denizlerde kulaç attığım, üstüme gökkuşağını kuşandığım bu aşk yalanmış. Şimdi karanlık sularda boğuluyorum. Gökyüzü kurşun gibi ağır. Ne yana dönsem yalan. Gülüşler yalan, vaatler yalan..İnsanlar yalan. Ben seni mi sevdim..Senin gözlerinle mi baktım dünyaya.. senin ellerinle mi çiçek derledim.. sevinçti, aşktı göğsüme bastım. Kocaman bir yalanı seninle mi yaşadım?

Gözlerine baktığım zaman cennet bahçesine geçerdim.. Bir aldatmacaymış, kötü bir rüya.. Kötülüğün bile bir yüzü vardır, bir görünüşü.. ama en beteri buymuş.. bu aldatmaca. Bir masal olsaydın razıydım, bir şiir olsaydın, alır saklardım.Güzel bir yüz kalırdı senden geriye, hoş bir anı.. kimsenin dokunamıyacağı bir tarih. Ama hiçbir şey kalmadı.. Bir yokluğu varsaymışım. Bir HİÇ’e sarılmışım. Çölde serap bile değilsin. Serabın gizli ışığı vardır. Sen ışığı yutan karanlık.. bir kör kuyu.. Ben kör kuyularda kaynak suyu aramışım.

Nasıl olsa biterdi bu aşk. Ama unutulmaz bir hatıra, gençliğin en güzel anısı olarak kalsaydı.. Sen hiçbir şeyin değerini bilmedin. Kökün çürük, yaprağın kül, meyvan zehirmiş. Ben seni aşkın yerine koymuş aldanmışım. Kabahat sende değil, ben insan tanımamışım.

Sana karşı öfke duymuyorum, kırgın değilim, kızgın değilim.. Çünkü sen zaten yokmuşsun. Asıl kızılacak kişi benim.. Küçücük bir toz tanesini bir mücevher sanmışım. Senin ihanetin bana koymadı..Beni kahreden, beni yokeden, beni bin pişman eden tek şey.. bir aşk yaratmış tek başına yaşamışım. Sen zaten yokmuşsun ki.. senin neyine yanayım?

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

Salı, Kasım 25, 2008 - aşk kendi yolunu seçer.

Kategori: DeNeMe
Aşkın bedeli var mıdır ya da aşkın kaderi bedel midir? Aşk kanatlanıp uçmaksa ulaşılmaz bulutlara,ayakların yere basınca sana kalan nedir?Hiç bir şey baki değil aşk da..Peki bulutlardayken,her şey toz pembeyken gögüs gerilen acılar kader mi yoksa bedel mi...Elinizde kalan bir tutam hayal kırıklığıysa pişmanlığınızı aynanızdan bile gizlersin...
Aşkın bedeli var mıdır ya da aşkın kaderi bedel midir? Aşk kanatlanıp uçmaksa ulaşılmaz bulutlara,ayakların yere basınca sana kalan nedir?Hiç bir şey baki değil aşk da..Peki bulutlardayken,her şey toz pembeyken gögüs gerilen acılar kader mi yoksa bedel mi...Elinizde kalan bir tutam hayal kırıklığıysa pişmanlığınızı aynanızdan bile gizlersiniz.Belki deaynalara bakamazsınız. Birlikte edilmiş sohbetin,içilmiş limon çayının,deniz kenarı sarılmaların,kaçamak öpüşlerin,habersiz gelen bir buket çiçeğin tadını unutamazsınız.Ama buluttan inince ya da düşünce diyelim hafızanından silinir tüm tatlar...Aşkınızın bahar tomurcuğu fide vermez,oysa siz bir ağaç düşlemiştiniz... Aşk yüreğinizdeyken korur sizi,sizden çıktıktan sonra önce acı sonra hissizlik verir...Bu ne bedeldir ne keder..Sadece aşk kendi yolunu seçer.

 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

Pazar, Temmuz 27, 2008 - acaba sizi sevebilirmiyim pardon!!!! Neden ?...

Kategori: DeNeMe

Pardon
Pardon! Acaba sizi sevebilir miyim?
Neden?
Neden olacak, korkuyorum!
Korkuyor musun?
Evet ya, korkuyorum.
Çünkü seni seversem hemen huyun suyun degisecek.
Sende sevdiğim şeyler farklılaşacak.
Şımaracaksın. Beğenmez olacaksın artık beni.
Çünkü ben artık muhtaç olmuş olacağım sana, senin gözünde.
Öyle değil mi?
Bilmez misin?
Muhtaç olmak acizliktir.
Simdi seni sevdiğim için cezalandıracaksın beni biliyorum!
Hor göreceksin.
Bekleteceksin.
Aramayacaksın.
Menfaatlerin on plana çıkacak.
Şayet menfaatlerini de sevmezsem beni sileceksin. Yalan mi? Sileceksin iste!
Sonra her gün benden azar azar uzaklaşacağını seyredip kahrolacağım.
Yahu ben bir seven'im. Yani seni sevgimle onurlandırmış bir insan.
Dünyayı ayakta tutacak insan kudretinin adidir
Sevgi...
Simdi ben sevdim diye, bu kudrete ve cesarete sahip oldum diye sen beni
nasıl ve ne hakla cezalandırabilirsin?
Aklim almıyor. Zeka seviyem de. insanlığım da. Yüreğim de.Yok! "Seni seviyorum" cümlesini çok sarf etme eskir!
Yok! Herkese "seni seviyorum" deme, sadece asık olunca kullan!Yok! "Seni seviyorum" demeden önce bin bir hokkabazlık yap ve sirin görün ki sevdiğin sevildiği için kendini dev aynasında görmesin, onu inlet,surundur,aklini başına getirt, mahvet!
Neden?
Çünkü, bu makbul..
Kaç....sevsen de sevmesen de kaç!
Neden?
Çünkü kaçan kovalanır aptal! Kaçan kovalanır... iyi de, neden sevdiğim için kaçıyorum ki? Ben kaçacak ne yaptım? Kaçarak daha mi makbul olacağım? Kaçarsam daha mi kıymetim anlaşılacak?
Sevmek utanç verici bir şey mi ki kaçmam gerek?!
Anlayamıyorum...
Oysa ben zaten sevdiğimi severek devleştirmişimdir.
Onun dev aynasında kendisini yeniden devleşmesine ne gerek var ki?
Bir görebilse benim gözlerimle kendini, eminim kıskanacaktır bendeki kendisini...
Yok ama yok!
Bilmez sevgililer sevilmenin eşsizliğini, bilmez...
Ondandır bol keseden sevgiyi böyle tüketişleri...
Ben hiç şımarmayan, değişmeyen, yozlaşmayan, uçup gitmeyen, tükenmeyen sevgi görmedim.

Artık cenaze törenleri iki turlu yapılmalı. Biri bedenler için,

Diğeri zorla öldürülen sevgiler için!...
Ne demiş Yılmaz Erdoğan," Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim"
Anlayın artık varlıkları değil, ihtimalleri sever olduk...

Neden?

Çünkü ihtimaller hayallerimizdir. Sevmekse hayatin bir gerçeği. Hayallerimizde sevgilimiz hiç değişmez. hatta "seni seviyorum" dedikçe ya gözleriyle, ya elleriyle ya da tatlı diliyle " beni sevdiğin için teşekkür ederim askım " der...

Teşekkür etmek?! Beni sevdiğin için...

Evet ya... Bir onurdur, bir ödüldür, bir şereftir sevmek ve sevilmek. Özgürlüğümüzdür. Cesaretimizdir. insanlığımızdır. Ayrıcalığımızdır. Ama ne yazık ki birde bütün bunları farkında olamayışımızdır sevmek...

Korkuyorum. Hep sevdiğim için cezalandırıldım. Artık "seni seviyorum" derken bana tuhaf tuhaf bakmayacak varlıkları daha çok sevmeye niyetliyim... Bir çiçek gibi... Bir hayvan
gibi... Bir dağ manzarası gibi...Bir su damlacığı gibi...Bir küçük tomurcuk gibi henüz doğmakta olan...

Çünkü hepsinin insanlarda var olan bir büyük silahlan arındırılmışlığı var. Yani dilleri yok, dilleri! Konuşamazlar... Sadece dinlerler... Sevginizi anlayarak hissederek dinlerler.

Onlara "Pardon! Acaba sizi sevebilir miyim? " demeniz gerekmez. Direkt söylersiniz sevginizi hesapsızca, umarsızca... Saymadan... Ve sevgimi ifade edecek her turlu çılgınlığı hesapsızca yapmak istiyorum.
Gurur denilen sözcüğü sözlüklerden çıkartmak, sevdiğim için sevilerek ödüllendirilmek istiyorum

7 YorumYorum yaz!Bağlantı

Cuma, Temmuz 11, 2008 - mazi acı bir gülümsemedir....

Kategori: DeNeMe

Benim en önemli lüksüm,kendime ayırabildiğim düşünce zamanlarımdır,o ciddi yüzümde hafif bir gülümseme belirir ve dalar giderim geçmiş zaman ötelerine.
Bazen hırçın dalgalarını seyre koyulduğum bir deniz kenarında,bazen karlı dağların eteklerine,bazen de bir yazlık sinemanın tahta iskemlesinde bulurum kendimi,yüzümde beliren gülümseme ise o günlerin güllük gülistanlık geçtiğinden değil,mazimin acı bir tebessümüdür.
Sinema değince bir film şeridi gibi kendi hayatım gelir geçer aklımdan, sonbahar rüzgarlarında yüreğimin titrediğini hisseder,gözlerimde biriken damlacıklar adeta sis perdesi oluşturur ve yakınımı pek net göremem de yine dalıp giderim ta uzaklara.
Çocuk günlerimde ki siyah beyaz filmlerde kötü adamı oynasa da Ahmet Tarık Tekçe buruk bırakmıştı bir yanımı ölüp giderken,o güzel kadın Cahide Sonku”nun hazin ölümü tüm yıldızların düşüşü gibiydi gökyüzünden.
Sonra ölümü ile gençliğimi bir hamlede yitirdiğim Ayhan Işık,gülmesini zorda olsa becerebilen dudaklarıma bir tebessümü çok görmüş olmalı ki, aniden çekip gitmişti Sadri Alışık.
Ya sevdalarıma ne oldu,o yanağında “ben” ve kısık gözlerinin aralığında hayaller kurduğum Belgin Doruk nasılda yapayalnız bırakıp gitmişti umutsuz sevdalarımla baş başa beni.
Dönüp bir de baktım ki maziye yaş kırkı çoktan devirmiş,bir şair hayalperestliği ile gençliğimi tam Salih Güney”de görmeğe başlamıştım ki,eyvah ne kadar yaşlanmış, yakışıklıkta tek rakip gördüğüm o insan da.
Her sonbahar da hep böyle sert esen rüzgarlar, koparır dalından yaprakları,ne gül bırakır hayal bahçemizde ne de leylak,doğa önce kızıla,sonrada sarıya boyanır.
Ne çok arzu etmişimdir; gecenin bir yarısı inceden inceye yağan yağmura aldırmadan kendimi caddelere atmak,deli dalgaların dövdüğü deniz kıyısında başıboş köpeklerle saatlerce yürümek,yürümek.
Dudaklarımda buruk bir şarkı ve gözlerimde nem,sahile çekilmiş sandallar ölü yen tabut sessizliğinde.

Bir şiir takılıyor aklıma;

Hazan vurgunu zamanlardayım yine,
Yüreğim kan ağlıyor alabildiğine,
Bak şu eylülün bana ettiğine,
Kuru gülleri toplamış gidiyor eteğine,

Çekilmiş sahile yaz yorgunu sandallar,
Dökülmüş yaprakları üryan dallar,
Yalnızlığıma göz kırpıyor sokak lambaları,
Düşerken dudaklarıma hüzün damlaları.

Bak şu eylülün bana ettiğine
Kuru gülleri toplamış gidiyor eteğine…

Yaşlı bir çift yorgun adımlarla sahilde yürürken aniden dururlar,başlarını acıyla yukarıya kaldırıp koca çınardan dökülen son yaprakları seyre dalarlar,daha şimdiden özlemişlerdir belki de bir daha hiç gelmeyecek yazı.
Ve artık eski resimlerle avunma vaktidir,o eski siyah beyaz resimlerle,kimi solmuş,kiminin kenarı yırtık,arkasında ki tarihler belli belirsiz,o resimler ki başımızda kavak yelleri estiği yıllara ait,saf ve masum.
Nasıl da tükettik bir çırpıda,nasılda hoyrat kullandık o yılları,ah.mazi ise suskun dudaklarımızda artık acı bir gülümsemedir,hayli zaman oldu annemin sesini duymayalı,çoktandır elini omzumda hissetmiyorum rahmetli babamın.

Mehmet Çetin

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, Hazirane 26, 2008 - hayat işte

Kategori: DeNeMe

Hayata hiç isyan etmeyin.
Öncelikle şunu kabul edin, hayat adil değil.
Hiçbirimiz, hiçbir canlı eşit yaratılmadı.
Başımıza gelenler de eşit değil.
Önce hayatın adil olmadığını kabul etmelisiniz.
İşine akıl erdirebildiğiniz bir Tanrı, Tanrı değildir.
"Guguk Kuşu" filminde Jack Nicholson akıl hastanesinde çok ağır bir mermer havuzu kaldırabileceğine dair diğer hastalarla iddiaya girer.

Yüklenir ve havuzu kaldırmaya çalışır, kaldıramaz.

Diğer hastalar onunla alay ederken bir şey söyler:
"Ben en azından denedim".
Siz gerçekten denediniz mi?
Yoksa pencereden hayatı mı seyrediyorsunuz?
Hayata Windows 98'den, Sony 72 ekrandan mı bakıyorsunuz?
Oysa hayat hepimizin avuçlarının içinde,
Kiminin nasır tutmuş parmaklarında
Kiminin boyalanmış ellerinde,
Kiminin gömleğinde ki ter kokusunda ,
Ama hayat her zaman avuçlarımızın içinde.
Nasıl istersek, neye karar verirsek hayat orada var.
Güneş, her sabah yeniden doğuyor,
Gün, her şafakta nice umutlara gebe şekilde ağarıyor ve siz,
Eğer isterseniz hayatı bir ucundan yakalama şansına sahipsiniz.
Yeter ki gülümseyin
Yeter ki bu gün benim günüm diyerek kalkın yatağınızdan...
*alıntı*

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

...:::Hakkımda:::...

Aşk mıydı? Hayır kesinlikle değil. Peki ya tutku olabilir mi? Bu soruları kendime sorduğumda tanıdım kendimi. Yazmaya ilk başladığım an anlamalıydım aslında bunun bir tutku olduğunu. Yazmanın tutkusu tanıştırdı beni benimle. Önce harfler tanıştı sonra kelimeler,cümleler kıskandı uzadıkça uzadı,şiirleri getirdi yanında arkadaş. Şimdi görüyorum harflerin,kelimelerin,cümlelerin kahramanları benlerim. . .

...:::Links:::...

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

....:::Müzik:::...

Aslı Güngör feat. ...

....:::Kategoriler:::...

...:::Arkadaşlarım:::...

Özkan Özdemir
lepidoptera
nehirida
mansur
yildiztozu
thelosthighway
bahargozlum
hiphop313
arzu tezel
yaprakdokumu
mecnun1965
cemrenur991
fatoscb
genocide
HASAN YILMAZ
romantikmeyhane
yenilenmek
yemekbulteni
trsofa
zuhalaksulu
yagmur056
esmacaner
edaca30
gerceksevda
nurlayemek
nejdetalkan
lordoftheloneliness
benyaziyorum
simsiyahyinehertaraf
sahtemelek
esmaacaner
kiymetlim
cehennemgardiyani
immortalcadisi
esmidik
ozlemozer
gifdunyasi
gamzeden
yarab
benyaziyorumsiyaset
satiyorumsaaattim
koookle
soylenmeyensozler
alperbaranesin
fleures
bebekiiiim
biranne
benyaziyorumflashheader
darkgirll
zuhalaksulu01

Ziyaretçi Sayacı