...:::GooD By My LoVeR GooD By My FRiEnD YoU HaVe BeeN ThE oNe FoR Me:::...

asil sevdam

Pazartesi, Haziran 6, 2009 - aşk denilen şey

Kategori: DeNeMe
Hiç aklınızda yokken bir yerlerden çıkıp geliverir. Önemsemez, üstünde düşünmez, canınızı sıkmasına izin vermezsiniz.Nerden çıktığını merak bile etmezsiniz ya da kim olduğunu,daha önce nerdeydi, kiminleydi gibi sorular aklınıza gelmez.Önemli olan gösterdiği ilginin sizi ne kadar tatmin ettiğidir,yaralarınızı onunla sarmaya çalışır, sözlerin altında bir anlam aramaz,kendinizi akıntıya bırakırsınız, hayat her şeye rağmen güzel olabilir bende tadını çıkartmak istiyorum diye düşünürsünüz. Aslına bakarsanız hiç zamanı değildir, acı veren bir ilişkiden yeni çıkmış ya da çıkarılmışsınızdır, aldatılmış ve insanlara olan güveninizi yitirmiş ya da aldatmış ve bunun suçluluğu altında ezilmişsinizdir ama hayat devam etmeli öyle değil mi?

Sizi bu yıkıntıların arasından kurtaracak biri geliyor ve elini uzatıyor sıcak,yumuşak, aşk dolu bir el bu. İşte tam o anda, siz yalnız kalmışken, dostlar tarafından avutulmaya çalışılırken, en sonunda tam da işte kendime geliyorum dediğiniz ve kendinize ait “bir daha asla” kararları vermeye hazırlanmışken uzanan o el. Bir yabancının eli, nerden çıktı??

Doğru zaman olmadığını söylersiniz, yabancı içinde doğru zaman değildir, sizin yaşadıklarınızın bir benzerini yaşamıştır.Hayatlarınızı yeni bir ilişkiye, yeni bir insana göre sil baştan düzenlemek, yaşantınızda ona bir yer açmak için yorgun, yıpranmış,sersemlemiş ve karşı cins hakkında fazlasıyla düşünmüşsünüzdür çünkü. Yine de bu sizi engellemez, biraz eski ilişkiden intikam alma isteği biraz da şu yalnızlık korkusu denilen şeyle tutuverirsiniz uzatılan eli. Bu ilk görüşte aşk değildir, üzerinde düşünülmüş bir mantık ilişkisi de değil, içgüdüyle belki de sarılırsınız bu yabancıya.

Başlangıçta sizin için yaralarınızı saracak biridir, kendinizi korur aşkı engellersiniz,çıkardığınız bir takım derslerle çevrenize ördüğünüz surları korumaya çalışır, sizi yıkıntının içinden çıkaran ele biraz şüpheyle yaklaşır, ilgisine karşı temkinli olur ve aklınızdan bir gün bitecek ve bana acı verecek fikrini çıkartmazsınız.Diğer taraftan da acılarınızın hafiflediğini görür onun ilgisinin keyfini çıkartırsınız. Nede olsa kendinizi korumaktasınızdır bu yabancının size zarar vermesini engelleyecek her türlü önlemi almışsınızdır.Sizin yanınızda olmadığında ne yaptığı, sizinle ilgili olmadığında ne düşündüğü önemli değildir, bunlar sizin için önemli olduğunda bilirsinizsiniz ki o artık bir yabancı değildir. Onun yabancı kalması sizi acıdan korur bunu da bilirsiniz ve elinizden geleni yaparsınız.

Elin sahibi de memnundur hayatından, yeni bir ilişkisi vardır ama sorumluluk yoktur, o sıkıcı nerdeydin, kiminleydin, neden aramadın, niye böyle yaptın soruları bulunmaz bu ilişkisinde, ne hissettiği yada ne düşündüğü bile sorulmaz, yalan söylemek zorunda hissetmez kendini hatta hiçbir şey söylemek zorunda değildir. Bu ilişkisinin devam etmesini ister,bir hayat arkadaşı bulduğuna emindir, aradığı insanı ve dolayısıyla ilişkiyi bulmuştur. Kusursuz bir ilişki, karşısındaki insanın ne kadar anlayışlı olduğunu, birlikte ne kadar mutlu olduklarını ve en önemlisi de neden hiç kavga etmediklerini düşünür. Yeni ilişkisi onu ne kadar da değiştirmiştir, o sinirli insan gitmiş yerine iyi huylu, sevimli, anlayışlı biri gelmiştir.

Evet, işte mutlu bir çift. İlişki özgürdür, günler boyunca süren yıpratıcı tartışmalar,gözyaşları, özürler ve çiçekler yoktur artık. Varolan sadece “böyle devam etmesini istiyorum çünkü bu mükemmel bir ilişki ve sonunda doğru insanı buldum” fikridir. Başlangıçta kurtarıcısına şüpheyle yaklaşmayı tercih eden artık duvarlarını yıkmaya başlar. Kurtarıcı kendisini kanıtlamıştır, düşünceli, ilgili ve romantiktir. Kusurları göz ardı etmeye yetecek kadar önemli nedenlerdir bunlar. Kurtarıcı da duvarlarını yıkmaya başlar. Ben olmasaydım onu kim kurtarırdı? Herkese tanır mıydı bu şansı? Ona çok fazla ilgi gösterdim? Diğer ilişkimde böyle davransaydım belki de o kadar kavga etmezdik? Ona güvenmemeliyim? Arkadaşlarına güvenmiyorum? Kendi cinsim hakkında onu uyarıyorum ama sanki arkadaşlarıma fazla yakın davranıyor? Benzer daha birçok düşünceyle kurtarıcıda yerle bir eder duvarlarını.

Talihsizlik bunların aynı zamana rastlaması sanırım. Ve üçüncü bir şeyin ya da en azından biz öyle olduğunu sanıyoruz, ortaya çıkması: Aşk Aşık olduğunuzu nasıl anlarsınız? Ayrı geçen dakikaları sayarsınız mesela ama bu arada onun kiminle ne yaptığını da düşünürsünüz, size sadık mıdır acaba? Niye aramadığını merak edersiniz, kimi aradığını da . Duygularınızı ortaya dökmekte bir sakınca görmez, görseniz de engel olamazsınız ve duygularınızın anlaşılmadığını ya da kullanıldığını düşünürsünüz. Çelişkilerle doludur içiniz, böyle anlarsınız aşık olduğunuzu, şüpheler içinizi kemirir, acı çeker, gözyaşı dökersiniz. Ne kadar çok ağlarsanız o kadar çok aşıksınızdır.

Özgür ilişki gider yerine evinizin duvarlarının ve telefon hatlarının belirlediği bir ilişki gelir. Ve biz buna aşk deriz. Daha az konuşur daha çok hissetmeye çalışırız karşıdakinin duygularını, sürekli onu dener çektiğimiz acıya değip değmeyeceğini düşünürüz. Onun yaptıklarını yaparak, anlatmaya çalışırız ne hissettiğimizi, kelimelerin önemi kalmamıştır artık, anlasın diye bekler anlamadı diye kızarız ama çelişkilerimizin içinden bir türlü çıkamayız. Kendimizi anlatamaz, aşık olduğumuz insanı anlayamayız. Belki de anlamak istemeyiz, yeterli görmeyiz onun kelimelerini, bizim gibi hissetsin bizim gibi göstersin aşkını isteriz. Ama bunu yapamaz o ve aşk acısı çekmeye başlayanlar artık aynı tarafta değildirler,hayal kırıklıklarına dayanmaya çalışır, vazgeçmez, savaşırlar.

Mücadele aşkın doğasında vardır, aşıksanız birlikte olmanızı engelleyen her şeyle amansız bir mücadeleye girersiniz. Belki de aşkı, aşık olmayı karşı konulmaz yapan, aşkta zevk veren budur; uğruna dövüşülecek bir şey, hayatımıza bir anlam. Artık hayatımızın bir anlamı vardır: aşkımızı engelleyenle mücadele etmek: aşık olduğumuzla savaşmak. İki taraf da ordularını toplar etrafına, dostlar yeniden sahnedeki yerlerini almışlardır. Stratejiler belirlenir, planlar uygulanır, işe yaramazsa değiştirilir ve yeniden denenir. Mükemmel aşık gitmiş yerini mükemmel bir düşman almıştır. Nereye kadar devam edeceğinizi bilmeden kaptırırsınız bu oyuna kendinizi, yıktığı şeylerin farkında olmadan savaşır sonunda yıkıntının ortasında kalırsınız. Kimin kazandığını, savaşmaktan kimin önce vazgeçtiği belirler, terk eden odur. Savaşı kaybeden oyunu kazanır. Hayatınızın anlamı da vazgeçenle birlikte yok olmuştur artık.

Ve her şey yeniden başlar, hayat güzeldir, aşka rağmen ve aşk için
5 YorumYorum yaz!Bağlantı

Pazartesi, Haziran 6, 2009 - eski sevdalar

Kategori: resim

Boşa ah etme a bübül...
Ne aşık kaldı ne de gül..


Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 608x486 ve 58KB ) Buraya Tıklayın

Göç etmiş eski sevdalar

Şimdi mevsim en son eylül..


Çok eskiden adı varmış..
Başka bir tadı varmış..


Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( 611x486 ve 88KB ) Buraya Tıklayın

Adam gibiymiş sevmeler..



Ne düzenbaz sevişmeler

Ne vedasızca gitmeler..
Yokmuş böyle bahaneler..


Küçük Boyutta Görmek için Buraya Tıklayın

Vedalaşıp son eylülde

Dökülmüşler yaprak,yaprak..

Küçük Boyutta Görmek için Buraya Tıklayın

O siyah,beyaz aşkların adı şimdi;
Eski toprak....

Boşa ah etme a bübül ne aşık kaldı ne de gül..
Göç etmiş eski sevdalar,şimdi mevsim en eylül..
Çok eskiden adı varmış,başka bir tadı varmış..
Adam gibiymiş sevmeler..
Vedalaşıp son eylülde dökülmüşler yaprak yaprak..
O siyah,beyaz aşkların adı şimdi''ESKİ TOPRAK''
__________________
Aşk dediğin şey ateş yaratılışı bir kevserdir. (İçmek istersin, ama ateştir.) Cennet gibi görünen cehennemin adını da aşk koymuşlar (girmek istersin,
ama yanarsın).






Sevgi ile aşk arasındaki fark hâkimiyet derecesiyle ölçülür. İnsan, gönlündeki hâle hâkim olabiliyorsa buna sevgi denir. Ama gönlündeki hâl insana hâkim ise onun adı aşk olur. Sevgide irade vardır ama aşkta irade elden gider.


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

Salı, Mayıse 30, 2009 - Sustukların Büyür İçinde

Kategori: siir




Her nereye gidersen.
Kendinle yüzleşirken kimse duymaz yalan söyle.
Terkettiğin şehirler yarım kalmış şiirler.
Sustukların büyür içinde...















Bencil ruhsuz ve boş gözlerle


Karşımdasın yabancı halinle
Bu ilk değil ama daha önce
Bu son demen bu kadar koymamıştı niye


Terkederken yanına al kara kaplı defterini
Akıtırsın kaleminden son sözünü iki yüzünü


Her nereye gidersen
Kendinle yüzleşirken kimse duymaz yalan söyle
Terkettiğin şehirler yarım kalmış şiirler
Sustukların büyür içinde


Her nereye gidersen


Neden durur masanın üstünde
Bomboş bir kağıt sevdiğin kalemle
Erken gelmeseydim
Yazacakmıydın üstüne
Bıraktığım yerde ama mutlu kal diye


Terkederken yanına al kara kaplı defterini
Akıtırsın kaleminden son sözünü iki yüzünü


Her nereye gidersen
Kendinle yüzleşirken kimse duymaz yalan söyle
Terkettiğin şehirler yarım kalmış şiirler
Sustukların büyür içinde

alıntıdır
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

Pazartesi, Nisan 4, 2009 - ^HaYaT^Ne oLur VeR bendeN aLdıkLaRıNı

Kategori: DeNeMe
Utandım, sıkıldım, nefret ettim görüpte görmezlikten gelmelerime...
Neden insanlar bu kadar sahte, neden insanlar bu kadar çıkarcı?
Ey evreni kusursuzca yaratan Rabbim! Neden insanların yüreğini de kusursuz kılmadın?

Boğuluyorum yine, yine üzerime geliyor her şey...
Usandım, gözümde kıvılcımlar hiç dinmezken gülüyormuş gibi davranmaktan...
Benim sahteliğimde bu mu? Mutluymuş gibi davranmak mı? Off!

Karanlıkların kadını gibiyim, yarasalarla sohbet eder oldum...
Uyku yine terk etti beni! Hiçbir sabah aydınlık gelmiyor bana.
Neden insanların gözlerinin kamaştıkları yerlerde ben hala fenerle yürüyorum?
Neden insanların aydınlık dedikleri, bende hala karanlık?
Nedir bu üzerimde ki kara büyü?
Neden hiçbir rüzgar dağıtmıyor hüzün bulutlarını?
Neden ben de sıradan insanlar gibi değilim?
Neden her ayrıntı canımı acıtıyor?
Neden kimsenin göremediğini ben görüp kahroluyorum?
Neden bu kadar soruyla boğuşmak zorundayım?

Hayat; ne olur ver benden aldıklarını, ver dünyamı bana!
Söz!
Bir daha dalga geçmeyeceğim seninle....
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

Pazartesi, Şubat 16, 2009 - AŞKLA İLGİLİ BİLİNEN YANLİŞLAR

Kategori: DeNeMe

           
AŞKLA İLGİLİ BİLİNEN YANLİŞLAR

Aşk üzerine binlerce, onbinlerce yazı yazılmıştır. Mutlaka haftada bir sohbetlerimize konu olmuştur aşk, herkesinden bu konuda söyleyecek sözü vardır... Ama ya gerçekler? Aşk hakkındaki hatalarımızı aşağıda okuyabilirsiniz.

Eski sevgilimi unutamadım

Aşk üzerine yazılan her şeyi unutun, insanoğlu birçok kez aşık olabilir. Eğer eski sevgilinize karşı duygularınız depreşirse veya yeni birine ilgi duyar gibi olursanız, kendinizi hırpalamayın. Kötü bir sevgili olduğunuzu göstermez bu, ihanet ise hiç değildir. Hala bir şeyler hissediyor olmanız, hormonal sisteminizin bir açıdan düzgün çalıştığına işaret eder. Bu duygularla başa çıkmak ise başka bir yazının konusu tabii.

Doğru insanı tanımak

Hepimiz bununla ilgili bir sürü hikaye duyduk. Yolda yürürken, bir anda kalabalığın içinde bir şey parlar ve “o”nu görürsünüz. İşte ruh eşiniz olduğunu düşündüğünüz kişi! Ama bu düşünce yakın zamanda ilişkinizi kötü etkiler çünkü onunla ilgili yeni şeyleri merak etmezsiniz! Nasıl olsa ruh eşiniz o...

Sevgiliniz size çok benziyor

Evlilik uzmanları, çiftlerin karakter, sosyal yapı gibi benzerliklerinin, ilişkiyi sağlıklı hale getirdiğini söylüyor. Tabii ki gerçekler başka: Etnik kökeni farklı çiftlerin arasındaki boşanma oranı çok düşük. Bir ilişkiyi yürütmek için önemli olan ise; ortak amaçlar ve birbirlerini tamamlayan karakterler.

Birlikte yaşamak

Çiftlerin çoğu artık evlenmeden önce birlikte oturuyor ama boşanma oranı düşmedi. Araştırmalar, evlenmeden birlikte yaşayan çiftlerin, hemen evlenen çiftlere göre boşanmaya daha meyilli olduğunu gösteriyor.
Kıskançlık değer verdiğini gösterir

Kadınlar, bir erkek onu istiyorsa, sahiplenici davranması normaldir diye düşünür. Ama kıskançlık ve sahiplenmek aşktan değil, korkudan ve özgüven düşüklüğünden kaynaklanır. Olgun aşk güvenli aşktır. Delirmiş bir şekilde kıskançlık yapan biri kendine güvenmiyor demektir, bunun başka açıklaması yok.

İlk buluşma

Birisiyle erken yatmak ilişkinin ciddi bir hal almasını engelleyen bir durum değildir, tabii erkek çifte standart uygulamıyorsa. Böyle bir erkek istiyorsanız siz bilirsiniz ama istemesiniz iyi olur. İlk buluşma gecenizde içinizden geldiği gibi davranmak ve geceyi birlikte geçirmek iyi bir fikir gibi görünse de, ertesi gün telefonunuz çalmadığında kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Madalyonun öteki yüzü de var, böyle bir 'ilk' gece aranızda bir bağın oluşmasını sağlayabilir. Risk alanlar çok fazla şey kaybedebilirler ama çok fazla şey de kazanabilir...

Doymuş kişilik

Geçmiş neyse, gelecek de onun üstüne kurulur. Ama nedense, hep görmüş geçirmiş, artık durulmuş insanların bizi mutlu edeceğini sanırız. Nasıl olsa yaşayacağını yaşamış ve bırakmıştır, artık gözü dışarıda olmayacaktır. Çok emin olmayın! Unutmayın, huylu huyundan vazgeçmez.


alıntı

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

Perşembe, Ocak 29, 2009 - Yalaaan aşkkk

Kategori: DeNeMe

Sana hiçbir şey söylemek istemiyorum. Bütün sözcükler yetersiz.. Hiçbir şey yazmak istemiyorum. Engin denizlerde kulaç attığım, üstüme gökkuşağını kuşandığım bu aşk yalanmış. Şimdi karanlık sularda boğuluyorum. Gökyüzü kurşun gibi ağır. Ne yana dönsem yalan. Gülüşler yalan, vaatler yalan..İnsanlar yalan. Ben seni mi sevdim..Senin gözlerinle mi baktım dünyaya.. senin ellerinle mi çiçek derledim.. sevinçti, aşktı göğsüme bastım. Kocaman bir yalanı seninle mi yaşadım?

Gözlerine baktığım zaman cennet bahçesine geçerdim.. Bir aldatmacaymış, kötü bir rüya.. Kötülüğün bile bir yüzü vardır, bir görünüşü.. ama en beteri buymuş.. bu aldatmaca. Bir masal olsaydın razıydım, bir şiir olsaydın, alır saklardım.Güzel bir yüz kalırdı senden geriye, hoş bir anı.. kimsenin dokunamıyacağı bir tarih. Ama hiçbir şey kalmadı.. Bir yokluğu varsaymışım. Bir HİÇ’e sarılmışım. Çölde serap bile değilsin. Serabın gizli ışığı vardır. Sen ışığı yutan karanlık.. bir kör kuyu.. Ben kör kuyularda kaynak suyu aramışım.

Nasıl olsa biterdi bu aşk. Ama unutulmaz bir hatıra, gençliğin en güzel anısı olarak kalsaydı.. Sen hiçbir şeyin değerini bilmedin. Kökün çürük, yaprağın kül, meyvan zehirmiş. Ben seni aşkın yerine koymuş aldanmışım. Kabahat sende değil, ben insan tanımamışım.

Sana karşı öfke duymuyorum, kırgın değilim, kızgın değilim.. Çünkü sen zaten yokmuşsun. Asıl kızılacak kişi benim.. Küçücük bir toz tanesini bir mücevher sanmışım. Senin ihanetin bana koymadı..Beni kahreden, beni yokeden, beni bin pişman eden tek şey.. bir aşk yaratmış tek başına yaşamışım. Sen zaten yokmuşsun ki.. senin neyine yanayım?

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

Çarşamba, Ocak 28, 2009 - sus artık

Kategori: siir
Dur akma, gözlerim, sürme çektim ya
Bak yine aktı kirpiklerinin arasından
Elmacık kemiklerin yine sırılsıklam
Dur be, Olmazki bu kadar acizlik
Hazır bir bahane arıyorsun
Hemen içini dökeceksin
Ayıp ediyorsun gözüm,
Hemde herkesin önünde
Hiç yakışmadı.....
Dur....bak birşey dicem
Kendine sakla bu yaşları gözüm
Sana ait olanı bırak sende kalsın
Her tarafa bulaştırma şimdi
Ne gerek var bunca tantanaya
Biliyorum dolmuşsun Çok kırılgansın
Sargılar yine sökülmüş
Bir espiri patlatsam sararmı yaranı
....merhem olurmu
....umut olurmu
....kızgın ateşini söndürürmü
....gündüzün geceden çıkıp yine gündüz olurmu???
Çok şımardınız gözlerim bu aralar
Söz dinletemiyorum
Mantıksız hareket ediyorsunuz ikinizde
Dünki çocuk gibi...
DUR damlama artık, yeter!
Neden neden bu yaşlar???
Sus artık!
..........................................

Benim ne suçum var
Yüreğinin yaşı dinmiyorsa
Önce yüreğinin yaşını dindir

Ben yani gözlerin, aracıyım sadece
Bir dinle bak ne diyor Benimkisi geçer
Ama o sana haykırıyor
Yüreğin akıyorsa bunda benim suçum ne..??
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

Çarşamba, Ocak 28, 2009 - hüzün

Kategori: siir
Ben hüznü,
Tükenmez bir kalemle yazarım
Alt alta.

Bir dizenin ortasında kalem tükenir,
Yeni kalemler edinirim Hüznü yazmak için..
Yazarken,
Çok sigara içerim
Üst üste.

Bir yağmur başlar inceden
Ve içli bir senfoniye eşlik eder
Taa içimden yükselen..
Aşk mı yoksa ayrılık mı?
Öksüzlük mü yalnızlık mı?
Kim davet eder hiç bilmem.
Kapım çalınır;
Bir gelin gibi süzülerek Hüzün içeri girer..
Ona sorsan
Birkaç kadeh içip gidecektir hemen
İnanmış gibi yaparım her seferinde;
Bilirim gitmeyeceğini Bir şiire dönüşmeden..
Dışarıda delirir yağmur
İçimden yükselen senfoninin ritmiyle pek uyumludur
Tükenmez hüzün karşımda
Devirirken kadehleri üst üste;
Ben onu,
Tükenir bir kalemle yazarım alt alta!
Öyle hemen gitmez Yüzsüzdür
Pek çok hikayesi vardır,
Yüzyıllardır anlatılır
Yazılır durur şiirlerde
Alt alta,

Yüzsüz hüzün yüzünden,
Yıldızlarla doludur mezarlar
Üst üste!
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->
myspace layouts, myspace codes, glitter graphics

...:::Hakkımda:::...

Aşk mıydı? Hayır kesinlikle değil. Peki ya tutku olabilir mi? Bu soruları kendime sorduğumda tanıdım kendimi. Yazmaya ilk başladığım an anlamalıydım aslında bunun bir tutku olduğunu. Yazmanın tutkusu tanıştırdı beni benimle. Önce harfler tanıştı sonra kelimeler,cümleler kıskandı uzadıkça uzadı,şiirleri getirdi yanında arkadaş. Şimdi görüyorum harflerin,kelimelerin,cümlelerin kahramanları benlerim. . .

...:::Links:::...

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

....:::Müzik:::...

Aslı Güngör feat. ...

....:::Kategoriler:::...

...:::Arkadaşlarım:::...

Özkan Özdemir
lepidoptera
nehirida
mansur
yildiztozu
thelosthighway
bahargozlum
hiphop313
arzu tezel
yaprakdokumu
mecnun1965
cemrenur991
fatoscb
genocide
HASAN YILMAZ
romantikmeyhane
yenilenmek
yemekbulteni
trsofa
zuhalaksulu
yagmur056
esmacaner
edaca30
gerceksevda
nurlayemek
nejdetalkan
lordoftheloneliness
benyaziyorum
simsiyahyinehertaraf
sahtemelek
esmaacaner
kiymetlim
cehennemgardiyani
immortalcadisi
esmidik
ozlemozer
gifdunyasi
gamzeden
yarab
benyaziyorumsiyaset
satiyorumsaaattim
koookle
soylenmeyensozler
alperbaranesin
fleures
bebekiiiim
biranne
benyaziyorumflashheader
darkgirll
zuhalaksulu01

Ziyaretçi Sayacı